29 Mayıs 2013 Çarşamba

Eşcinsellik Üzerine Tartışan Ülke



Benim de eşcinsellik hakkında söyleyeceklerim var ;

İşin piskolojik ya da fizyolojik etkilerini konuşacak kadar donanım sahibi değilim , en fazla fikirlerim olabilir. Fakat bu ülkenin ayrışmasından , ötekileşmesinden , bir fikrin diğerini tamamiyle suçlu ilan etmesinden , zorbalıktan , dayatmadan , yasaktan , korku toplumundan bunaldım. İnsanların ne yedikleri - ne içtiklerinden cinsel tercihlerine kadar her şeyi istedikleri gibi , özgürce yaşamasını hayal ediyorum. Hemen her türlü yasağı dini temellere dayandıran ve bütün bir ülkenin dinini İslam zanneden bir yaklaşımı kabul etmiyorum. Benim hayatımın her alanına müdahele eden bir devlet için artık hiçbir şey söyleyemiyorum.

Ayrıca , her konuda olduğu gibi bu konuda da karşı tarafı tamamen öfkeyle eleştirenlerden de tiksiniyorum.


28 Mayıs 2013 Salı

Cennet Parçası


Merh'ba ;

* Benim bu bütün derdim esasında bir duygu durumu , bir uyku tulumu.

* Haklı olduğum zaman bile haksız olduğum zaman gibi. Bu benim adaleti kendime teslim etme biçimim.

* Çok şey bilip az şey söyleyenler yüzünden de geldik bu hale , bu hal ne ?

* Yeşilçam bana hiçbir şey vermediyse her şeyini vermiştir. Buna bile tapınmaya değer.

* Bir varoluş için benim söyleyebileceğim en bencilce şey başka bir yokluk olabilir.

* Seni yaşatan bir şeyler var bir yerlerde.

* Seviyorsan söylemek mecburiyetindesin.

* Sevmenin ayıpla işi olmaz , o halde katıksız sev.

* Esasında gün doğmaz , o en fazla gecenin refakati olabilir.

* Beni anlıyorsan ben de seni dinliyorum.

* Beni seviyorsan ; işte ben ona garanti veremiyorum.

* Şahsıma düşen bir cennet parçası var ; aslan payı , güneş parıltısı , kuş cıvıltısı , toprak kokusu. Seviyorum demek , kendisine hissettiklerim için en fazla bir ayyaş lakırtısı.

* Sel'ametle.

24 Mayıs 2013 Cuma

Ahlak Paydası



Türkiye'de ;

Eşini aldatırken , arkadşına yalan söylerker , yürürken birisi sana çarptı diye kavga ederken , rüşvet alırken , kaçakçılık yaparken , insanları haddin olmayan şeylerle yargılarken , adını bile bilmediğin okulun güzel kızına iftira atarken ahlaksız değilsin.

Birilerinin keyfi için alın teri akıtıp 3 kuruş kazanan emekçiyi hor görürken , etnik köken uydurması altında insanları ötekileştirirken , sokakta gördüğün zararsız bir hayvanı öldüresiye döverken , otobüs sırası bile beklemeyi beceremeyip insanları ittirip kaktırırken , dört kadınla evlenirken , yaşlı gördüğünde poşetlerini elinden almak yerine sırtını dönüp giderken de ahlaksız değilsin.

Sen ; içki içtiğin zaman , sevdiğinin elinden tutup masum bir öpücük kondurduğun zaman , etek giydiğin , aşk şarkıları söylediğin , insanları sevdiğin , saygıyı esas aldığın zaman ahlaksızsın. Yetmedi , bitmedi ; üstelik sen salaksın , enayisin , bu devirde böyle saflık olur mu dedikleri o beyinsiz de sensin.

Ortak bir ahlak paydasında görüşmek üzere.

15 Nisan 2013 Pazartesi

Haydi Şuradan !


Seaml oçuklra ;

* Harflerin farklı yazılmasının algıyı bozmadığına dair bir araştırma yapılmıştı ya bi ara , maillerimize yağıyordu. Bence yalandı bu ama neyse hatırlatayım dedim.

* Benim için "Ragga Oktay'ı sevmek" bir insanı değerlendirebileceğim bir kriter. Bence Ragga Oktay çok sempatik bir adam ve yaptığı her işi de sempatik yapıyor. Şarkılarında bazen arada bazı cümleleri sallıyor gibi geliyor ama neyse artık , o kadar olur.

* Mesela şu dizi müziğini saatlerce dinleyebilirim.

* Daha önce söylemiş olabilirim ama "bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim" söylemini çok yanlış anlamıştım ben. Burada dilimizin değeri de ortaya çıkıyor çünkü benim gibi insanlar bunu şöyle algılayabiliyor ;

- Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyliyim
+ İsmail
- Evet , arkadaşın İsmail
- Doğru

* Amerika'dan görüp aynen özendiğimiz en saçma şey Rap kültürü. Adam zencisiyle beyazıyla , Doğu yakasıyla Batı yakasıyla bir mücadele veriyor , sen kalkmış "Anadolu yakası - Avrupa yakası" diye ortalıkta döner bıçaklarıyla dolaşıyorsun. Pis.

* Modern insanla ilkel insan arasındaki yegane fark takım elbise. Yoksa ateş yakıp otu böceği yiyen adamın bizden daha vahşi olması akıl işi değil.

* Bir insan diğerine "feyzbuk'un var mı ?" diyor ama daha acısı diğeri ona "var" diye cevap veriyor. Bu soruya olumlu cevap verecek tek insan Mark , herkes haddini de bilsin.

* PSY'nin yeni şarkısını dinledim ve kendisinin tam bir çakal olduğuna kanaat getirdim. Sırf tuttu diye aynısının biraz farklısı şarkı yapmış , klip mantığı zaten aynı.

* Algıyla alakalı en büyük örnek "buğulu cam" örneğidir. Nerede buğulu cam görsek hemen aynı tepkiler.

* Her devirde insanların daha önceyi özlemle hatırlaması konusu çok enteresan. Ben 90'ları özlüyorum , benden yaşça büyük olanlar 80'ler diyor , daha büyük olanlarımız 70'ler için övgü dolu sözler söylüyor. Bence herkesin havası dişi geçtiğine , yemin ediyorum bu böyle bi olay.

* Tag'lere Arif , Manchester ve Gol kelimelerini yazdım ki o golü ararken buralara gelerek iyice şok olun.


Buralarda olmayı unutmayalım.

26 Mart 2013 Salı

10 Adımda İş Görüşmesi

İş görüşmesine gidecek ve bu konuda tecrübesiz olanlara tavsiyelerim var. Üstelik bu dev hizmeti görsellerle de destekleyerek vücut diliniz konusunda da öneriler suna'zaam ;


1- Görüşme bölgesine (çatışma alanı) girdiğinizde olabildiğince rahat olmaya çalışın. İlk tokalaşma esnasında "aman abim n'aber ya canım abim" dediğimiz biçimde vücudun belden kıvrıldığı , hafif yancı ama çok fazlaca silik tokalaşma metodunu uygulamayın. Bunun yerine belinizin dik konumda olduğu yöntemi tercih edin. Bu konuda Sırbistan ya da Kosova liderlerinden hangisi olduğunu bilmediğim ama solda olan liderin taktiği güzel. Ben size söyliyim , o arada ülkeyi bile alabilirdi o güvenle ;



2 - Tokalaşmayı başarıyla tamamladığınızı umut ederek ikinci kısıma geçiyorum ; oturma. Oturacağınız koltuk ya da benzeri nesnenin cansız olmasının önemini vurgulamak bile istemiyorum. Diyelim koltuğa oturacaksınız , oturmadan önce tuvalete oturur gibi eğilmeyin. Tabi size babanızın koltuğuna oturur gibi cup diye koltuğa atlayın da demiyorum ama bunun arasını bulmak çok önemi. Koltuğa oturmadan önce gücünüz yetiyorsa koltuğu kendinize doğru çekin. Elbette bu koltuk iki kişilik falansa Barbar Konan gibi koltuklara asılmayın. Misal şöyle olabilir ;



3- Koltuğa ya da sandalyeye de oturduğunuza göre en önemli aşamaya geldik : giriş konuşması.

Bunu siz değil karşı taraf yapacağı için bu noktada sizin vücut dilinize hakim olmanız gerekiyor. Genel olarak aşağıda paylaştığım fotoğraftaki ikinci surat ifadesini kullanmanız gerekirken , ender bile olsa yapılan şakalara ilk surat ifadesiyle gülmeniz yararlı olacaktır ;


Unutmayın ki Cristian Bale de Nolan'dan Batman serisinde başrolü böyle kaptı.


4- Konu elbette maaş beklentisine gelecek. Bu noktada size en yardımcı olacak surat ifadesini hayata geçirdikten sonrası kolay ;


Şimdi istediğiniz ücreti söyleyebilirsiniz.


5- İş görüşmelerinin bana göre en mantıksız fakat iş sahiplerince en gerekli görülen kısmı "kendinizi x sene sonra nerede görüyorsunuz ?" kısmıdır. Burada vereceğiniz cevap ve takınacağınız vücut dili ,  x'in değişkenliğiyle sabit olmakla birlikte hayati önem taşıyor.

Şayet size 5 yıl sonrasını sorarlarsa bu ; 



10 yıl sonrasını sorarsa bunu uygulayabilirsiniz ; 



Son olarak ; görüşmeden çıkarken gülümseyerek görüşmek üzere demeyi ve şirket sınırlarının çok uzağına gidene dek telefonla konuşmamayı unutmayın. Kapıdan çıktığınız gibi yalandan telefona sarılmanız sizin ne kadar kolpa bir insan olduğunuz konusunda bilgi verecektir. Buna ek olarak işverenlerin görüşmeye gelenleri camdan izledikleri bilgisini de unutmamak lazım , maymun gibi kalmayın ortada.



Sivilpenguen A.Ş sundu.

Ustalara Saygı - Yeşilçam


Yeşilçam efsanelerimizi hatırlayan ve hatırlatma gayesinde olan, ailenizin Yeşilçam bekçisi Sivilpenguen gururla sunar ;



En derin sevgilerimle.

23 Mart 2013 Cumartesi

Cinnetin Konvansiyonel Olmayanı


Daha önce arkadaş sohbetlerimde çok söyledim , bloga da irili ufaklı yazdığım olmuştu bu sosyal medya konusunun mevcut ve muhtemel etkilerini. (kısa bir araştırmayla ilk olarak şunu bulabildim)


Bu gece twitter'a baktığımda bir intihar lafının dolaştığını gördüm. Açıkçası birisini intihar ettiği düşüncesi bile beni ziyadesiyle üzerken bunun sosyal medya üzerinden olmuş olabileceği ihtimali beni dehşete düşürdü diyebilirim. Zira insanların akıl sağlığına kaçırma noktasına geleceklerini beklerken bunun olmasına ne olursa olsun beklemiyordum. İlgili yerlere baktıktan sonra @ahmetselcukk isimli bir arkadaşın intihar etmeyi planladığını , konuyla alakalı konuşmalarının olduğu bir video çektiğini ve nihayetinde intihara kalkıştığını yazdığını gördüm. Neden bu arkadaşın ismini buraya yazdığım konusunu ayrıca açıklayacağımı belirtmek istiyorum , unutturmayın.

Eskiden ; yani eskiden dediğim bundan 5-6 sene öncesine kadar insanların alışkanlıkları yüzyıllar boyunca değişmemiş biçimde devam ediyordu. Yemek söylemek , aşk yaşamak , kavga etmek , küfür etmek , eleştirmek ve hatta intihar etmek. Bugün üniversitelerde okutulan bir ders , önemli bir başlık olan Yeni Medya , dönemi o kadar çirkin bir alışkanlık değişimine sürükledi ki o kadar olur. İşte bir adamın intihar etme girişimi ve sonrası. Tabi edip etmediği ihtimaline sonra geliriz.

İntihar girişiminde bulunmak benim ve sizin bildiğiniz gibi sessiz sedasız olur. Bilenleriniz vardır ; Yavuz Çetin boğaz köprüsünden atlayıp yaşamına son vermişti. Dünya çapında bir gitaristimiz böyle veda etti. O gün twitter olsaydı oraya da intihar öncesi videolar koyup tehdit savuracağını sanmıyorum.
Daha yakına gelmek gerekirse üniversitede bir hocamın intiharıyla sarsıldık yakın zaman önce. Sessiz sedasız biçimde gidişinin bende yarattığı şok etkisi bugün bu arkadaşın yaptığına karşı öfkeyle geri dönüyor diyebilirim. O başarılı insan , akademisyen hayata gözlerini yummadan önce bu arkadaşın yaptıklarını yapmamıştı. Nedeni ise açık ; yeni medya cinneti.

Belki gerçekten intihar etti bilemiyorum fakat yine de bu yaptığın şeyin zaten hazır bekleyen bir tehlikeyi harekete geçirdiği aşikar. Artık gerçek ya da gerçekdışı intihar tehditleri , videoları , blogları için hazır olabiliriz. Biz iyi niyetli ve aklı başında kesimin yardım çığlıklarıyla koşuşturduğu o insanlar bilgisayar ekranları başından bizim bu halimize gülüp bize enayi de diyebilir. Yahut gerçekten bir intiharın , kitlesel bir iletişim aracı olan internet üzerinden üzerimize nasıl yağdığını da yüzümüze çarpabilirler. Hangisi daha kötü ?

Neden bu arkadaşın twitter linkini paylaştım ? Çünkü bu arkadaşı takip ederseniz siz de bu sürece katkıda bulunmuş olacaksınız. Eskiden bir saniye için bile olsa televizyona çıkabilmek adına yapmadığı maymunluk kalmayan o konvansiyonel cinnetkarların yaptıklarını en kolay boyuta indirgeyen bu yeni medya , bu yeni cinnetkarların minik egosantrik hadiselerine kurban gidecek kıvamda. Artık bu kolay yoldan ünlü olmak isteyen ilgi çılgınları için 3000 takipçi kazanmak , sahte bir intihar ya da memelerini açtıkları bir fotoğraf kadar yakın. Hani imkanım olsa bütün ülkeye tek tek binlerce takipçi versem.

Yanisi ; giderek büyüyen internet kavramı karşısında akıl dengeleri bozulan insanlar yüzünden bu işin bile tadı kalmadı. Facebook kullanmıyordum , bu gidişle twitter hesabımı da kapatabilirim. Bakarsınız evin interneti başta olmak üzere bütün bir yeni iletişim kaynaklarımı da iptal edip dağ evine yerleşebilirim. Hem bir gün başıma bir iş gelirse insanların o çok değerli 140 karakterlerini de çalmamış olurum.

Ekleme : Kendisini isminden ötürü hatırlıyor gibiydim , yanılmamışım. Eskiden bolca takpçisi olan ve şimdi aynı ilgiyi bulamayan bir kişiymiş. Vaktinde gördüğü ilgi , sevgi ve saygı onu çok şaşırtmış ve mutlu etmiş. Bunları ben söylemiyorum , kendisi blogunda yazmış.