11 Nisan 2012 Çarşamba
S.O.Syal Madya
* İçip içip Twitter'da hastag üretiyorsunuz.
* "Benim yaptığım en iyisidir" egosu bi bitemedi mna koyim. Sırf bunun yüzünden insanlar kendilerini değerlendiremiyor , herkes kendisine yaldızlı 5 (beş) veriyor.
* "Tünele girdim sesin gelmiyor"
* Facebook Instagram'ı satın aldı. Yemin ediyorum çocuk gibi oldu bu Facebook , terbiyesizlik yani.
* Zaten Instagram başlı başına bir gariplik. Memlekette fotoğraf sanatı yıllardır yerlerde sürünüyordu şimdi fotoğrafçıdan geçilmiyor. Bi de instagram'ın Android platformuna çıkışı var ki evlere şenlik. Vay efendim artık Instagram da amele kaynayacakmış. Sanırsın Instagram'da kontlar düşesler fink atıyordu.
* Facebook'ta 2500 arkadaşı olan Berkcan olunca normal , Mahmut'un 10000 fanı olunca oouuuv !
* Formspring ilk başta çok güzeldi , çok eğlenceliydi. Sonra bi grup var hani , her türlü internet projesinin afedersin ebesini zken , heh işte onlar oraya da musallat olup bir projeyi daha ergenlerin acımasız ellerine bıraktı. Yani sen git geyiğini yap , istiyorsan ciddi ciddi fikir danışacağın bir şey di mi ? Bana geçen gün birisi "şeyin kıllımı" diye sormuş. Hayır soruya cevap vermesine verirsin sorun o da değil ama soru ekini birleşik yazıp soru işareti koymaya gerek bile duymayan adam cevabı beğenirse gelip seni zker bile.
* Youtube'a ne zaman girsem konu bir şekilde birilerinin memelerine , birilerinin frikiklerine geliyor. Geçen gün Mesut Özil frikik yazıp arattım Hadise'nin donunun gözüktüğü videoya ulaştım. En sonunda ben de yıldım ve artık direkt Hadise frikik diye giriyorum mevzuya , ne olacaksa olsun.
* Fourquare'de benim kadar eğlenen başka bir insan evladı daha olamaz. Yeri geliyor "İsmet Badem Kuruyemiş" diye mekan açıyorum , an geliyor "Burkina Faso Konsolosluğu" yaratıp vize işlemlerini geç hallettiklerine dair bilgi veriyorum.
* "Beni takip edeni ben de takip ederim" diyenin gözümde İsmail Yk'dan zerre farkı yoktur.
* Aklımda çok çılgın bir Twitter projesi var. Bütün fenomenleri toplayıp "hacı herkes getirebildiği kadar takipçisini getirsin" diycem , gidip bi mekana oturucaz. Bakalım orada da fenomenin her söylediğini RT edip "haklısına bi , çok doğru abi" diyecekler mi ?
* "Hakan Taşıyan sarhoşluğu"
* Görüşürüz çocuklar.
28 Mart 2012 Çarşamba
N'abyan ?
* Bir vekil bugün "Ateist gençten kimseye fayda gelmez" diye demeç vermiş. Şakam bu kadar.
* "İnsanların inançlarına kimse karışamaz" lafını yanlış anlamamak gerekiyor. Zira yeri geldiğinde ineğe tapan insanı bile bağrımıza basabilirken hiçbir şeye tapmayanı da aynı şefkatli kollarımıza almamız lazım gelir.
* Uzun zamandır Reha Muhtar'ın adını duymadık. Bence çok büyük şeyler olacak.
* Aranızda çıplak denize girip "abi çok büyük çılgınlıklar yapıyorum" diyenler var. Arkadaşım , Lady Gaga "et" giyip ödül törenine katıldı , daha ne çılgınlığından bahsediyorsun sen.
* Elin adamı her konuda hayata bizden önde başlıyor. Mesela herifin adı Fernando , o i.ne o dakikadan sonra ne iş yaparsa yapsın bir İsmail'den daha iyi yaptığı izlenimi yaratacak.
* Harun Kolçak bir dönem Türk gencinin vicdanıdır , tartışmam bile.
* Erol Köse Türk halkının kendisiyle olan yüzleşmesidir , bunu da tartışmam.
* Allah muhafaza Güneri Civaoğlu sakatlansa yerine Jack Nicholson çıkıp programı sunar , o kadar benziyorlar. Fakat şunu da unutmamak lazım ; Güneri Civaoğlu bir kere bile Lakers maçına Jack Nicholson'a benzerliğini kullanarak girmeye çalışmadıysa bu Güneri Civaoğlu'nun adamın dibi olduğunun kanıtıdır. Ben böyle net bir insan değilim mesela.
* Şimdilik durum böyle , hadi bakalım.
20 Mart 2012 Salı
Cem Yılmaz'ı Kıskanmak

Cem Yılmaz , "Türkiye'nin en komik adamı"
Cem Yılmaz bütün bu söylenenlere küfür de edebilirdi , sinirlenip bütün parasını lokanta zincirlerine de yatırabilirdi. Fakat Cem Yılmaz bugün binlerce kez oynadığı stand-up gösterileri , senaryosunu yazıp yönettiği , rol aldığı filmleri ve reklam filmleriyle gündemde kalıyor. Hiçbir zaman gündeme tutunmak için başka yöntemler seçmedi , seni beni boş işlerle meşgul etmedi. Sadece işini yaptı , en fazla işkolik diyebileceğimiz bir yoğunlukta çalıştı.
Beni hiç ilgilendirmez mesela ama geçtiğimiz hafta evlendi Cem Yılmaz. Google'a hiç sormuyorum , tahminimce 40 yaşında falan kendisi. 40 yaşında evlenip aynı yaşta bir çocuk sahibi olacak. Askerliği bitmiş , işini kurmuş , evlenmiş. Al sana ideal bir Türk erkeği. Senden benden tek farkı maharetlerini nakite çevirmeyi başarmış ve kazandıklarını bankaya yatırıp faiz beklememiş. Sen ben olsak iki üç daire alıp kirasını falan bekleriz , hep bir "aman bu para suyunu çekmesin" kaygımız olur. O bu kaygıyı sürdürmek yerine daha çok çalışıp hep üzerine bir şeyler koymuş.
Bu adam müzikten de anlıyor , sinemadan da anlıyor mizahtan da anlıyor. Üstelik bu söylediklerimin hepsini hakkını vererek yapıyor.
Peki bunları neden anlatıyorum ?
Geçenlerde bir magazin muhabiri Cem Yılmaz'ı eşiyle birlikte arabasıyla bir yere giderken yakalamış. Lafa bakın hele ; sanki Cem Yılmaz 5 kg eroin kaçırırken aslan muhabirimiz olaya koymuş. Her neyse , önce arabayı genel plan alıyor kameraman , sonra yakın plana geçiyor ve dış ses abimiz genizden kusuyor nefretini ; "Ciem Yılmauz 700 bin TL'lik arabasına biniyordu"
Cem Yılmaz'ın arabasının parasını ödemiş kadar hak sahibi dış ses şöyle devam ediyor ; "Fakat İstanbul trafiği arabanın modelini , parasını dinlemez". Dış ses giderek sinirlenirken Cem Yılmaz ve eşinin arabadan indikten sonraki asıl mevzu bahis görüntülerini veriyordu magazin programı. Konu aşağı yukarı şöyle ;
- Cem bey evlilik nasıl gidiyor ?
+ Sana ne kardeşim ? Hiç tanımadığın bir insana niye böyle bir soru soruyorsun ?
- Cem bey hedehödö
+ Arkadaşım gitsenize , ne istiyorsunuz ya !
Cem Yılmaz defalarca muhabirin gitmesini rica ederken muhabir gitmiyor. Üstelik kurguda atılmış kısmını görüyoruz biz bunun , kim bilir o gitmeyiş ne kadar uzun sürüyordur.
En sonunda Cem Yılmaz şu tarihi sözleri söylüyor ; "Kendinize iş bulun iş ! Sigortalı bir iş bulun !"
Dış sesin söylediğine göre "acar muhabir" Cem Yılmaz'a lafı sokuyor ; "Zaten sigortalı". Lafa bak hele , zeka ışıldıyor.
Uzatmıyorum , sonuca gelmek istiyorum ;
Şu an işteyim. Part time çalıştığım bu yerde binlerce tl maaş alan da var asgari ücretle çalışan da. Kimisi kendisine verilen yemek parasını öğle aralarında kullanmayıp evine market alışverişi yaparken kullanma peşinde. Maddi ve manevi olarak bu ve bundan daha zor durumda olan fakat kimseyi rahatsız etmeden , üstüne bir işe yarama gayesiyle para kazanan yüz binlerce insan var. Magazin dediğiniz şey ne hazırlaması ne tüketmesi akıl karı bir iş değil. Bize ne Cem Yılmaz'ın milyon dolarlık arabasından ? Benzinin biz mi koyuyoruz ? Bu aptallık nedir allasen , başka işimiz mi kalmadı ki sabahtan diğer sabaha kadar aralıksız yayınlanan bu saçma ötesi şeyleri izleyip mahremiyete saygısızılık yapıyoruz ? Bu röntgenleme sevdası bir hastalıktan daha fazla ne olabilir ?
İşte Cem Yılmaz da o muhabir kişiye bundan bahsetmek için "kendinize iş bulun" demiş ve "sigortalı" diye eklemiştir. Medya patronu dediğimiz o adamların insanların zayıflıklarına yönelik yaptıkları bu hamleleri kabullenmek akıl karı değil. Sigortasız ve üç kuruş maaşla o aptal işi programlara mahremiyet yoksunu işler götüren bu insanların gerçek bir işe ihtiyaç duyduğunu açık bir dille ifade etmek Cem Yılmaz'a yakışacak bir hareketti zaten. Helal olsun Cem Yılmaz.
Bırakalım artık şu adamı kıskanma işini , bi işimize bakalım ya.
16 Mart 2012 Cuma
Loloma

Saat 03:40.
Yaklaşık 4 saat sonra uyanıp işe gidicem , üstelik henüz uyanmadım.
Bunun yerine yarın sabah yürüyüe çıkıp Roma sokaklarında ya da Rio sahillerinde kitap okuyabilirdim. Kitap okumayı sevmiyor olmama rağmen üstelik.
Tren beklerken insanın bolca vakti olabiliyor ama benim değil. Hep son anda yetiştiğim için en fazla 6 dakikalık bir zamanım var ; sigara içerek kutluyorum.
Tren yolcuğum sırasında geçtiğim aynı yolları neredeyse ezberledim. En büyük mutluluğum yeni tren gelmesi. Bazen yolculuk esnasında gözlerimi dinlerdirir bir pozisyonda rahatlıyorum. Olay bundan ibaret.
Trenden indikten sonra iş yerine gitmek için yürümem gereken 50 metreyi de sigara içerek aşıyorum. Daha sonra şirkete varıyorum.
Daha önce hiç görmediğim onlarca insanla selamlaştıktan sonra ilk muhabbetimiz bir gün önce oynanan futbol maçı oluyor. Hemen her gün maç var zaten.
Öğle yemeklerinde anlamsız bir telaş yaşanıyor. Ortalama 6 saat sonra vücuttan atılacak bir şey için listelere bakılıyor , çalışmaya ara veriliyor. Tüm bunlar olurken ben neden orada olduğumu düşünüyorum. Belki tam o sırada Prag'da bir mekanda tost yoyor olabilirdim. Olmuyor tabi.
İş bitiminde yarın yine aynılığı yaşayacak olmamın ruhsuzluğuna inat önümdeki sayılı saat sürecek özgürlüğümü düşünüyorum. Ben bütün bunların hayalini kurarken eski tren geliyor. Yol boyunca cep telefonumu elimden düşürmüyorum , ya oyun oynuyor ya da birileriyle mesajlaşıyorum.
Eve geldiğimde saat ya 16 ya 17 oluyor. Ben o sırada L.A'de bir sokağın köşesinde hamburger yiyor olabilirdim. Üstelik saat 17 de olmazdı , P.M hesabı abicim.
Televizyon izlemiyor olmama rağmen evde sesi eksik olmaz. Bazen Fatmagül'ün suçu , bazen Ali Kaptan ve çocuklarının gürültüsü giriyor odama ben istemeden. Oysa ben abuk bir Güney Amerika ülkesinde yöresel bir aktiviteye dahil olabilirdim. Yine olmadı.
Saat ilerledikçe üzülüyorum çünkü saatler günleri getirir. Bu döngü bizden zamanla her şeyimizi götürüyor. Ben bu durumu fazla içselleştirdiğim için her geçen saat bir şeylere geç kaldığımı hissediyorum. Bu duyguları paylaşmak için buraya iki satır yazmak istiyorum , sen bunu okuyorsun ve benim saat 04:00 oluyor.
Ben şimdi belki uyuyorum , umarım bugün yeni tren gelir.
11 Mart 2012 Pazar
Albüm
27 Şubat 2012 Pazartesi
Bazı zamanlar bazı zor kararlar veririz. En ilkel duygularımızdan uzaklaşıp , çaresiz bir fedakarlığın diline düşeriz. İşte o öyle sancılı , öyle haşmetli bir kasvettir ki ; nefes alırken bile boğuluruz.
İşte tam o anlarda gerçekleşmesi en muhtemel mucize metanettir. Sabredersiniz , her şeyden çok temenni edersiniz. Olur ya da olmaz , siz en içten duygularınızla olması gerekebi istersiniz.
Merak etme ; biz seni beklemeyiz ama özleriz.
İşte tam o anlarda gerçekleşmesi en muhtemel mucize metanettir. Sabredersiniz , her şeyden çok temenni edersiniz. Olur ya da olmaz , siz en içten duygularınızla olması gerekebi istersiniz.
Merak etme ; biz seni beklemeyiz ama özleriz.
26 Şubat 2012 Pazar
Daha Fazla
* Bazen hiç izlemediğin bir dizinin gözüne ilişen sahnesinde bir hatıra gizlenir.Yıllar sonra o hiç izlemediğin diziyi özlersin , aslında o hatıraya selam verme şeklidir bu zihninin.
* Otobüs yolculuklarını çok sevdiğimi hep söylerim , yazmışlığım da pektir. Peki neden ? Çünkü otobüs karada gider , benim istediğim yerde inip yoluma devam edebileceğim bir doğrultuda yani.
Ayrıca mola yerlerinde durur çayını içersin. Üstelik hayatının en programlı ve matematik dolu dakikaları eşliğinde ; "çayı x dakikada içsem tuvalete y dakika kalır"
* Yeri gelmişken kirlenmek güzel değildir , bence reklamlara inanmayın.
* Ahşap mobilyaları olan , televizyonun en tüplü ve oturma odasında durduğu evleri özlerim sık sık. Modern insan olarak yaşam alanlarımız da berbatlaşıyor zira.
* Kadın kendini koruyabilen , geliştirebilen ve özünü eleştirebilendir. Öyle kadına canınızı rahatlıklıkla teslim edebilirsiniz ; durmuş bir kalbi maratona sokacaktır ziyadesiyle.
* Uzaylı diye bir şey yoktur , Hollywood vardır.
* Uzaylı demişken ; mısır piramitleri hakkında çok güzel bir belgesel izledim. Youtube'da ve türkçe dublajlı olarak izleyebilirsiniz.
* Şu hayatta bir insanın yapabileceği en ikinci ahmakça şey insanların düşüncelerine göre yaşamaktır. En ahmahça şey ise sırf bu duruma muhalefet etmek uğruna gurursuzca yaşamaktır.
* İyi şeylerin karşılığı ya geç gelir ya da gelmez. Bunu bilerek iyi bir insan olmanız lazım.
* Bugün bitince yarın olur , en ilginç mucizelerden birisi bu.
* İlginç bir şey olursa haber verin.
* Otobüs yolculuklarını çok sevdiğimi hep söylerim , yazmışlığım da pektir. Peki neden ? Çünkü otobüs karada gider , benim istediğim yerde inip yoluma devam edebileceğim bir doğrultuda yani.
Ayrıca mola yerlerinde durur çayını içersin. Üstelik hayatının en programlı ve matematik dolu dakikaları eşliğinde ; "çayı x dakikada içsem tuvalete y dakika kalır"
* Yeri gelmişken kirlenmek güzel değildir , bence reklamlara inanmayın.
* Ahşap mobilyaları olan , televizyonun en tüplü ve oturma odasında durduğu evleri özlerim sık sık. Modern insan olarak yaşam alanlarımız da berbatlaşıyor zira.
* Kadın kendini koruyabilen , geliştirebilen ve özünü eleştirebilendir. Öyle kadına canınızı rahatlıklıkla teslim edebilirsiniz ; durmuş bir kalbi maratona sokacaktır ziyadesiyle.
* Uzaylı diye bir şey yoktur , Hollywood vardır.
* Uzaylı demişken ; mısır piramitleri hakkında çok güzel bir belgesel izledim. Youtube'da ve türkçe dublajlı olarak izleyebilirsiniz.
* Şu hayatta bir insanın yapabileceği en ikinci ahmakça şey insanların düşüncelerine göre yaşamaktır. En ahmahça şey ise sırf bu duruma muhalefet etmek uğruna gurursuzca yaşamaktır.
* İyi şeylerin karşılığı ya geç gelir ya da gelmez. Bunu bilerek iyi bir insan olmanız lazım.
* Bugün bitince yarın olur , en ilginç mucizelerden birisi bu.
* İlginç bir şey olursa haber verin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


