1 Temmuz 2016 Cuma

Gal'ya



Çok uzun zaman olmuştu, gelelim dedik.


* Olayları anlamakla zamanını harcama, bu sadece kısır bir döngüdür.

* Yalnız kalmaktan korkanlar kendilerini sevemeyenler değil midir?

* İnsan hayatının her saniyesinde aynaya bakar aslında.

* Geri almak diye bir şey yok; inşaa bitmez, bitmemeli.

* Severek başlayacak her şey ve bunu bilmekle de farkındalık.

* Açıklamaya ihtiyaç duyulan şeyden hayır gelmez.

* Tanrının çok güzel çocuklarıydık bi tarihe kadar.

* Kendine daha yabancı da, daha tanıdık bir sima da yok.

* Yansın kafalar, küle muhtacız.

* Aradığını bulmak, kaybolmayı göze almaktan geçer biraz.

* Öğrenmeyi bitirmeyenlerden öğrenecekler geriye kalanlar.

* Kaygılardan kurtulmadan güvenle varabileceğimiz bir liman yok.

* Vazgeçmeyi öğrenmek cesaretin en kuvvetli örneği.

* Dinlemeyi bilmeyenin ifade edebilmesi de mümkün olmaz.


Aklınıza takılan bir şey olursa Alice'e sorun, o size anlatacaktır.




4 Mart 2016 Cuma

Mantık ve Şeyler



İnsanı insan yapan zekası mıdır yoksa duyguları mı?

No:1

Geçenlerde yakın bi arkadaşım anlattı: Çocuğun çok yakın iki arkadaşı var, bunlar sevgili ve 7 yıldır birlikteler. İlişkinin son zamanları kavga gürültü, ilgisizlik ve mutsuzluklar dolu. Kız sevgilisine son zamanlarda biraz soğuk davranmaya başlıyor ve en nihayetinde kaçınılmaz son olarak ayrılıyorlar. Daha doğrusu kız çocukla buluştuğunda bu kararını açıklıyor, mekandan efendi gibi çıkıp tripli bi şekilde vedalaşıyorlar. Akabinde geçen 1 aylık sürede çocuk perişan, kız dünya mutlusu biçimde hayatlarını sürdürüyorlar derken 1 ayın sonunda bi şekilde buluşup konuşmaya karar vermişler. Konuşma tam 8 saatlik bi buluşmaya dönüşmüş ama durum stabil.

No:2

Vaktinde bi dostum bi kıza aşık oldu. O zamanlar ilişkiden yeni çıkmış, kafa trilyon geziyor ama bu kızı gördüğü andan itibaren pamuk gibi bi adam haline geldi, bütün yaşamını kızla bi ilişki kurabilmeye adadı.
Aradan 4-5 ay geçti, bunlar bi ilişkiye başlamış bulundu ve hatta ayrılığın eşiğine geldiler. Alkolizm kokan bi masada çocuk bana ilişkinin geldiği durumu ve ayrılık mevzusunu anlatmaya başladı. Yer yer ''Abi görüyorsun yaptıklarını'' diyor, an geliyor ''Ya artık yeter valla'' diye yaşadığı şeyi kötülüyor. Yani 4-5 ay önceki Romeo gitmiş, eski eşini ''Bi susar mısın lan?!'' diye yumruklayan Flash Tv karakteri gelmiş. Şimdi tabi direkt olarak öyle düşünemeyiz ama yüzeysel baktığında da durum bu.

No:3

Yakın zamanda bi arkadaşım bahsetti: Kız lisedeyken bi çocuktan hoşlanıyor, ne yapıp edip çocukla tanışıyorlar. Çocuk lisenin Çağatay Ulusoy'u gibi bi şey ama kız buna nasıl yaklaştıysa bi ilişkiye başlıyorlar. Kız dahil herkesin beklentisi çocuğun kısa süre sonra ''Yaa ben yapamıyorum hadi görüşürüz'' deyip gitmesi ki öyle de oluyor fakat bu sürede kız da çocuğun bazı hareketlerinden irrite olduğu için bu teklifi mutlulukla karşılıyor. Hatta kız bi süre çocuğa bunu nasıl söyleyeceğini düşünmüş ve çocuk kendisine bunu söyleyince rahatlamış. Neyse tabi çocuk şok, bu durumu kabullenemiyor ve kızın peşine düşüyor. Her gün mesajlarla başlayan kabullenememe okul koridorlarında yalvarışlardan kantinde (kızla ilişkisi olduğunu düşündüğü) çocuklarla kavgalara kadar devam ediyor. Hikayenin sonunda yakışıklı kralımız hazin biçimde bi paçavraya dönüşürken kızımız okulun en popüleri ünvanını kazanıyor. Hikayenin en ilginç tarafıysa; o güne dek derslerinde çok başarılı ama popülaritesi düşük olan kızımız bu olayların sonrasında sıradan bi eğitim hayatı yaşarken, haşarı çocuğumuz kusursuza yakın bi eğitim hayatına imza atıyor. Kısacası basit bi lise aşkı hayatları değiş tokuş ediyor.


Peki asıl soruya gelecek olursak: İnsanı insan yapan zekası mıdır yoksa duyguları mı?



Bu sorunun cevabını bilim insanları beynimizle açıklıyorlar. İşte garip, uzun, latince tanımların arasından seçip çıkarılmaya müsait onlarca şey. Oysa beynin insana neler yaptığından önce, nasıl çalıştığını ve kontrol edilme şeklini deşifre etmek daha mühim gibi. Yukarıdaki örneklere farazi bi başkasıyla devam ederek örneklemekten kıvanç duyarım:


 A ve B iki sevgilidir. A'nın B'ye oranla hisleri kıyas kabul etmeyecek kadar yoğundur ve B günlerden bi gün A'yı terk eder. A'nın önünde şu yollar mevcuttur;


1) B'den ayrılmamaya direnmek,

2) B'den ayrılıp kendi hayatına yoğunlaşmak,
3) B'den ayrılmak ama bekleyecek olmak,

Tercih ne olursa olsun iplerin A'nın elinde olduğunu hepimiz söyleyebiliriz sanırım. Peki öyle mi yaparız? Elbette hayır. Ya gider bar köşelerinde -gerçekten köşe, kasvetli olur diye- her gece içeriz ya da B bizi görsün diye sağda solda hayvanlar gibi fotoğraf paylaşır dururuz. Sorunun cevabını da burada bulmak mümkün.


İnsanın yapısı gereği kriz durumlarındaki standart davranışları aynıdır; halk arasındaki adıyla panik. Kriz anını yönetebilen insanlar zaten hep gıptayla baktığımız ve ''Ya ben olsam camı çerçeveyi indirmiştim herif ne sakinmiş'' dediğimiz, cool diye gıcık olduğumuz tipler. İşte yukarıdaki örnekte 3. şıkkı tercih edip, bu tercihi insan gibi değil de panik halinde yapmanın basit belirtleri de şunlar:


a) Sürekli sosyal kal,

b) Hemen her anı görülebilecek yerlerde belgelendir,
c) Hissetmesen bile karşı cinsle yakınlaş,
d) Alkol tüket,

Buradaki problem bunları yapmak değil, bütün bunları başkasını kazanma paniğiyle yapmak. Oysa B'nın A'yı terk etmesinde de olduğu gibi geri dönüşü mümkün kılacak şey yine A'nın bu kararı vermesinden fazlası değildir. Şayet A sırf B'nın bunları yapmasından ötürü dönüyorsa koyim öyle aşka çok afedersiniz. Burada dikkat edilmesi gereken husus ilişkinin bi dehlizin içinde olup olmadığıdır, şayet öyleyse zaten konu birinin dönüp dönmesinde de çok öte zaten.


İnsan olarak mantığımızın ve duygularımızın ayrılabilmesi, karar mekanizmamız ve vicdanımızın olması bizi hayvanlardan ayırıyor diye artist artist konuşup hava yapmayı biliyoruz. Peki sırf terk edildik diye olmadığımız birisi gibi yaşamanın, bi aslanın sırf acıktığı için bizon sürüsüne saldırmasından ne farkı var? Üstelik aslan harbi emekçi bi hareketle cevvallik yaparken biz d.lyarak gibi hareketler yapıyoruz ve ekmeğimizde bile değiliz.


Açıkça söylemek gerekirse ben panik halinde ilişkisini kurtarmaya çalışıp kurtarabilen kimseyi görmedim. Ha zaten o konunun temeli de egosantriktir, yazdığım hikayelerden de anlaşılacağı gibi. Örneğin terk etmek en fazla vicdani bi konu haline gelirken terk edilmek duyguları ve varlığı incittiği, bilinç tarafından tehdit olarak algılandığın için daha agresif tepkilere yol açar. Yani terk edilen insanın beyni bunu onarmak adına ''Şimdi git ve o geri zekalıyı geri getir'' der. Buradaki sorun beynin daha sonrasını görmemesinden kaynaklı olarak sadece hasarı onarmaya çalışan, öfke dolu bi yapıda hareket etmesidir. Oysa beynin bize ''Ya birader zaten giden gitmiş, bu dönse n'olcak yine gider bu'' gibi şeyler söylemesi gerekirdi. Tabi bunu yapabilenler de yok değil ama zaten o insanlar bu yazının konusu bile değil.



Ben en baştaki sorunun cevabını bilmiyorum bu arada, bilen yazsın.

13 Aralık 2015 Pazar

Şak'r


...sonra biz patates yedik, kalıplar döküldü, ruhlar falan saçıldı sağa sola.

Sonra faytonlara bindik, kilometrelerce zulm hüküm sürdü, bi kadının eli kanlıydı ve sakallarımıza dokundu. Hepimiz birer korkaktık ama cesur gibi yaşıyorduk; kılıçlar, şaraplar, kahve, duygu durumlar ve hatta ağzımızda dikenli otlar.

Derken daha sonra şeytan geldi, kalbimize karıncalar bıraktı. Giderken kafasını bile çevirmeden tam olarak şunları söyleyip gitti:


Siz,
Rostolarınızı
Ekmeklerinizi
Şarap ve şarapnel parçalarınızı bırakıp gidin
Topuklarınız uyuşana ve hatta
Uyuşana kadar
Uyuşana
Kadar
Uzaklara gidin.

7 Aralık 2015 Pazartesi

Talim ve Tersi



Objelerde ima olmaz abiler
En fazla yorgunluktur,
Çöker
Mesela bir kalemlik
Ne kadar çıldırasıya olabilir
En azından öğle vakitlerinde.

Şimdi bir hiaye düşünsem,
En çok soldan sağa geçen ayıplıklar
Birleşik cümleler ve huzursuzluk,
Reçeller,
Şehirler,
Belki mola yerlerindeki molalar,
Kot pantolonlarımız ve beyaz çoraplar.

Ben dilimizi çok iyi biliyorum
Dağ,
Ova,
Biber,
Tokluk ve açlık gibi aşırı şeyler
Bu kadarına izin veriyor diğer taraftan
Sınırlarımız.

Zaten nereye gitse bir kaplumbağa,
Ona yol hep yoldur,
Çimenler ona da yeşildir, bizim gibilere de
Biz gibilerin de
Canı harbiden cehenneme.

Şey diyesim var:
Ne kadar düşünsem aklıma hep aynı şarkı geliyor;
Caka, fiyaka ve afil arıyor
Duk.

18 Kasım 2015 Çarşamba

Hini



* Yaz'caz tabi b'olum.

* Kış aylarını sevmiyor ve sevenleri de samimi bulmuyorum. Kar hariç.

* Mavi tayt üstüne kırmızı don giyen adamları kahraman yaptıysak suçu biraz olsun kendimizde aramamız da lazım.

* Reha Muhtar bu ülkenin 'Azalarak biten' ünlülerinin en önde bayrak taşıyanıdır.

* Geçen hafta arkadaşımım barının açılışı için İzmir'e gittim ve 3 günde dünya kadar olay yaşadım. Neticede o bar açılmadı ve yine gitmem gerekiyor.

* Finansal terimlerden en komiği 'Dalgalı kur' bittabi.

* Mona Lisa neye gülüyordu böyle acab?

* Bazen "Keşke Levent Yüksel Zalim klibinde tır şoförünü canlandırmamış olsaydı" diye düşünürüm.

* Putin'in vaktinde Merkel'le görüşmeye gittiğinde sırf Merkel köpekten korkuyor diye; köpeğini görüşmenin olduğu odaya kadar getirmesinden büyük ruh hastalığı olabilir mi? Evet olabilir. Merkel dua etsin ki Putin o köpeği "Tut olum ıstısısısıs" diye Merkel'in üstüne salmadı. Salabilir çünkü.

* Buralar hep putluktu.

* Yazıyor ve aylarca uğramıyorum. Biz de böyleyiz işte.

27 Ekim 2015 Salı

E- Kitap: Anlatıyorum


Wattpad üzerinden absürd mizahlı gibi bir kitaba başladım. Okumak isterseniz -ki istemeniz iyi olur- linke dokunarak ulaşabilirsiniz.

http://w.tt/1P2XJhb

21 Ekim 2015 Çarşamba

Öl'm


Bi park ortasında ölü bulunan çingene;
Cebinden bilyeler dökülmüş,
Bilinmeyenler de dökülmüş,
Haliyle
Ve işin enteresan tarafı şudur derler:
O çingene öldüğünde o parkta,
Bir yaprak orta yerinden bükülmüş,
Bükülmüş de bükülmüş
Sonbahar gelmiş, yaz dediklere yere.


1 Mart 2015 Pazar

Mortakst


* Hoş geldim.

* Ne yazsam olmuyor gözüm.

* Kimsenin televizyon izlemediği ama herkesin televizyondaki programlardan haberinin olduğu ülke. Yalançılar.

* Gotham dizisi çok övülünce bakayım dedim, pilot bölümünü zor bitirdim.

* Makarona hepten karşıyız.

* "Dale Don Dale" şarkının kasıp kavurduğu bir dünya burası.

* Bu Tavuskuşları neden Orhan Gencebay gibi yürüyor, kime bu hava?

* Kurtlar Vadisi hala devam ediyormuş.

* Messela.com diye bi siteye başladım, herkes davetlidir.

* Nat Geo, Türkiye'de martı belgeseli çekse çok komik olurdu bence: "Bu yırtıcı ekmekoburlar, beslenmek için tarifeli vapurları bekleyip sinsice avlarına yaklaşırlar".

* Güneş girmeyen eve doktor girer ama girdiği gibi de "Bi cam mam bi' şey açın" diye isyanı da verir.

* Daha çok mizah içerikli olan bi online kitap yazıyorum, buraya koyduğumda indirmeyi de en iyi siz bilirsiniz.

* Otobüs molalarında yemek, çay, tuvalet ve gereksiz hediyelik alışveriş dörtlemesini yetiştirebilen insanlar olarak geldik bugünlere.

* Baybay.

13 Ocak 2015 Salı

Balkon Karpuzu


* Saat gece 5 be Memedabi, gece 5.

* Hep söyleyecek çok şeyim oldu. Eskiden.bunları söylemlerle dile getirirdim, artık eylemlere geçtim. Yani söyleyeceklerim azalmadı, sadece yöntemsel olarak söylemlerim azaldı.

* Bazı konuların mizahi olmaz, bunu.anlayın artık .mna kym.

* Çalışma hayatımda 3 yılı geride bıraktım ama henüz ne kravat takmışlığım, ne sakal kesmişliğim var. Bence mutluluk budur.

* Ninco kaplumbazlar ve pizza sevdaları.

* Bazı konularda toplumlarda toplumdan ciddi şekilde ayrılıyorum ve bu hoşuma gidiyor. Bence toplum geride.

* Tümüyle karşı olduğu çokça şeyi bi anda yapana da zerre güvenmemek lazım.

* Çıkarları için yaşayanı dövmek lazım.

* Evdeki makarnaya laf edip dışarıda tabağına 20 lira vereni dövmek bile az gelir.

* Böyle şeyler ancak filmlerde olmaz.

* Sıkıldığım zaman umrumda olmaz dünya.

* Ya zaten genel olarak umrumda değil dünya.

* Fala inanmam ama falsız kalırım, no problema.

* Şu an dünyanın en içi boş kanalı TV8, buna Shopping Tv de dahil.

* İnsanı insan yapan insandır, ne olursa olsun.

* Maymunlar Cehennemi'nin şu son çıkanını izledim bugün. -Spoiler sayılmaz- bir sahnede maymunlar insanlara posta koyuyor, sonra arkalarını dönüp gidiyorlar. O an bi goril gözüme çarptı; böyle sinirli ama arkasını dönüp giderken g.t dışarıda, fıtı fıtı gidiyor. O an gorillere bi daha güdüm, içten içten güldüm.

* Kendinize söylediğiniz her yalan bir gün yine size döner, bilelim.

* Yalan zaten kendisi çirkin, onu daha da bilelim.

* Gideland.

27 Aralık 2014 Cumartesi

Nönj


* Hayt.
* Yerlere trip atmayınız.
* Sevdanın son vuruşu: Sen aşkı katana sanmışsın Kill Bill.
* Midem bölanyo.
* Karnıbahar değil karnabahar, anladık.
* Uykuya hepimizin ihtiyacı var.
* Buraya deli deli şeyler yazarım, benim olayım budur.
* Dağlar kızı Reyhan vs Dağlar kızı Heidi.
* Heidi'nin de dedesinden tiksiniyorum.
* No woman no cry, no woman far cry.
* Film ve dizilerde gönderme olunca ne heyecanlanıyoruz öyle a dostlar.
* Emrah'ın çakması Emral vardı hatırlarsanız. İşte dünyanın en yersiz, en başarısız olayı da o idi.
* Ben Emrah'ın "yannıyorum ya hab bi bii" sözlerinin geçtigi o şarkısını çok severdim.
* Ninja kamplumbağalar çok çıkarcı tipler bence.
* Bay bay.

21 Aralık 2014 Pazar

Hisse


Bugünlerde ülke gündeminde hep aynı başlıklar, hep aynı odaklar dönüp duruyor. Siyasi bir durumdan odak alınarak devam eden tespitler, kınamalar, nefret, ayıplama, telkin. Tehlike siyasi bir varlıktan mı ibaret? Kendine bak; çıkarların için neler yapabildiğine, hangi değerlerini çiğneyip, geriye ne kadar hiçbir şey bıraktığına bak. Belki biraz daha kazanabilmek için boyun eğdiklerine, ayıbın tam ortasında bile "Herkes yapıyor ya ne olacak?" dediklerine dönüp bak. Çevrende normalleşmiş onca yanlışa sessiz kalmana, patron çıldırdı nidalarında saldırdığın hiçliklerine bir bak. Rakı masasında yolsuzluk tartışırken kaçırdığın vergiyle övünmene, "İş başka" deyip tam tur döndüğün inançlarına bir bak. Bir devletin, bir iktidarın, sahip olamayacağın güce haiz zenginlerin ayıplarını konuşurken kendi ölçeğine daha dikkatli bak. Sıradanlaşan bu güç çemberinde etik değerleri farklı kıstaslarla ele almak işine geliyorsa bile hakikate dön bir bak. Oraya baktığında küçük ama ayıplakklarından farksız bir kimse göreceksin; o kimseye çok iyi bak. Ve dünyanın asıl probleminin liderler değil, onların davranışlarını alışkanlık edinen, normalleştirenler olduğunu anla. Artık.


Gerçekleştirme imkanı bulamadığın bir hatayı yapmadığın için övünemezsin.

6 Kasım 2014 Perşembe

Lombard


* Sel'lame bebek.

* Yine fecicesine durgunum ama size belli etmeyeceğum.

* Whatsapp'a yeni gelen hözzellik sayesinde mesajımız okunmuş mu okunmamış mı göreceğiz. Fakat herkese dert olmuş, vay boş işler müdürleri sizi ya.

* "Uff şimdi gereksiz insanlardan trip yiycem" diyen bacı; gereksizlere verme numaranı da.

* Bazen karadenizli olmamın yersiz gazıyla şive yaparım ben.

* Benimkisi yaşamak değil, doktorlar dizisindeki az ünlü konuk oyuncu.

* Kapıdaki araba benim değill yaşlı ve öfkeli komşu.

*  Helva - ekmek - çay.

* Enivicivokke.

* Ortamın en coşkulu ama çok aşırı coşkulu o insanlarına kurun bi ülke b'abisi.

* 'Abisi' ne furyaydı be bi ara, liseliler bilmez.

* Karışma benim lul biberime kadın, bi keyfimiz var.

* Bora Gencer'in bi anda yok olması hangimizi yaralamadı?

* Bugün bi kızın ayağında Dünyayı Kuryatan Adam'ın düşmanının botunxan gördüm. Daha doğrusu onun beyazı ama daha çirkini.

* Kedileri seviyorum be.

* Benim 30 yaşına merdiven dayamış, bankacı bi arkadaşım var. Ben bu adamın alkollü ortamda eline Haribo alıp "Seviyorum kardeşim, seviyorum ya suç mu sevmek?" diye atarlandığını bilirim.

* Benim çevrem olmuş alkolik, ben mini bir Cemil olsam, pencerelere çıksam çok mu?

* Erkeğin tabiatı müsait ama kızın yürümesi bana dengelerle 5oynamak gibi geliyor.

* Tam yatıcam uykum gidiye.

* Örümcek Adam da kendine gelsin artık.

* Metrobüse binmeyeli çok oldu evlat, bundandır huzurum.

* Doğum günüm bana geldiğim gündür.

* Biz de bilirdik duştan sonra aynada kendimize bakmasını, lakin bakılacak gibi değildi b'abi. Tövbe tövbe.

* Bazen çok nazik saatler.

* Sana çok doldum ben Çelik.

* Sonlara gelirken sormak isterim: yav gardaşım bu Sinan Akçıl size n'etti?

* Turkcell İm vardı ki dünyanın en fos prodakşını oldu. İkincilik daima Shubuo'ya ait.

* Yeşilcam'a saygısızlık edenleri görüyorum bazen. Bakın beni çileden saptırmayın.

* Dönüşüm akıllara durgunluk verecek. Sağcakla kalonzo,

2 Kasım 2014 Pazar

Kayalık

Hiçbir.

Hayatını bütün kaygılarından uzak, sade, bomboş, beyaz yaşadığını hayal et.
Sabah yetişeceğin bir iş, destekleyeceğin bir futbol takımı, taksidini ödediğin bir ev, son modelini arzuladığın bir cep telefonu yok. Bir deniz kenarında, bütün sahip olduklarınla sabahlayabildiğini düşün.

Ve dünyana geri dön yine.

7 Eylül 2014 Pazar

Ten Telaş


İştirakından sebeple,
Göklerin yüzü, suyu, rakılar
Masalardan dökülen sohbet ve tablolar
Şakaların ciddiyete
Mahkumiyetin müebbete devri
Devredilmesi ve belki devrilmesi
Çok uluslu özlemeklerin selamlarına selam olsun
Öyle bir kadından araflar sıkıştırdım ben,
Tanrının duraksayıp bana acımasına.

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Sen Kimsin?

(Cok uzun ve sert bir yazi olacak, ustelik mobilden yazdigim icin turkce karakterler de kullanamayacagim. Okumak isteyen sabirli kisileri biralarini kapip ekran basina gelmeye davet ederim)

Nesin sen?

Idealist mi, komunist mi, futurist mi, elitist mi, liberalist mi, ojenist mi? Sen kimsin?
Ben sana cevabini vereyim: sen hicbir seyin her seyisin. Ne oldugunu bilmeyen, yillar gectikce oradan oraya savrulan bir zavallisin. Kendine kavram kargasalarinda bir yer arayan ama siginacak catisi olmayan bir evsizsin.

Sekans 1: Ait olma duygusu

Kendini hep bir seylere ait olma mecburiyetinde hissediyor ve zamanla eskisini yenisiyle degistiriyorsun. Gencliginde komunist kesiliyor, yaslandikca kapitalist oluyorsun. Daha kotusu; gercekten ozun hakkini verenleri aptal olmakla suclayacak kadar duzlemsellesiyorsun. Senin icin yaptigin sey dogru olan ve senin dogrularin katiksiz gerceklerin mermer taslari. Sen ne dersen, ne yaparsan o tek yol oluyor. Buradaki riyakarligini bile gozden geciremeyecek kadar caresizsin oysa, biliyorsun.
Bak mesela ben universitede okulumu uzattim. Sorsan gereksizdi, uyumsuzdum, bos beles islerdi hepsi. Oysa ben herkesin dilindekini oynadim, ortada kaldim. Belki sana da aynisi olmustur; ideallarini yasadigin insanlar seni suclamis, asagilamistir. Yok yahu, bahsettigim sey dunyayi kurtarmak degil de, esasinda insanlik onuruna direkt iliskili bir mevzu. Insanin insan olabilmesi en zor sey, yoksa insanin kendi yucelttigi elle tutulur her sey basit bir kurgu. Seni de onlara ulasmaya ikna etmislerdir belki de.
Neyse, ozetle demek istedigim bu ait olma ihtiyacin. Genel olmayi, toplum olmayi, millet ve hatta genele terfi etmis bir tur olmayi bu yuzden seviyorsun. Olup olmadiklarini bilmedigin uzaylilardan korkup nefret etmen de fasizm degil midir? Aynen ayni irktan olmadigin diger insanlardan sebepsiz tiksintin gibi.

Sekans 2: Guce tapinma

Guce tapinmak insanin en buyuk zaafiyetidir. Sen de guce tapiyor, gucu seviyor, guce sahip olmak icin yasiyorsun. Simdi bana agiz dolusu laflar soyleme cunku seni ben degil sen duyuyorsun. Butun derdin daha da guclu olmak; ister zengin, ister kasli, ister meshur ol. Uydurup bi kafede taninmak bile seni mutlu ediyor cunku sen buna muhtacsin. Ne olur yani bilmedigin bi lokantada yemegini yesen? Tabi, arkadaslarinla gittiginde garsonunun sana selam verdigi bir mekandaki lezzeti hangi saraptan alabilirsin.
Patronunun arkasindan kufurler edip, yuzune baktiginda methiyeler duzmek konusunun da bununla direkt iliski var elbette. Sen gucluden nefret bile edebilirsin, onu alt ettigin o ana dek. Hayatin boyunca hep o zavalli hedefine yururken takindigin bu zavalli tavrindan asla vazgecmeyeceksin, utanmayacaksin.
Oysa ne olurdu sirf arkanda dimdik bir gecmis birakabilmek icin bile olsa ruzgara karsi dursan. Yazik.


Sekans 3: Hep dusman edineceksin

Kendini hakli cikarmak icin neler yaptigina bir baksana. En son ne zaman hatani baska birisinin omzuna iteledin? Bunu nerede yaptigin ya da sonuclari hic onemli degil cunku imkanin olsa dunyayi da kul ederdin, kabul et.
Bak mesela en son cumhurbaskanligi secimleri oldu memlekette. Inanmadigin ve desteklemedigin bir gorusun zaferini diger insanlara ne de guzel mal ettin oyle yahu. Oy vermeyen insanlari bu durumun hasebi ilan ederek rahatladin, huzur buldun, hafifledin. Oysa kim bilir sen neler yaptin bugune dek, ne hatalara daldin bilerek. Belki senin de imkanin olsa bu son isyana dahil olup elestirdigin bu seyi eylemlestirecektin. Samimi olmamak seni sen yapiyor fakat, sen boylesin, bunu boyle kabul et.

Sekans 4: Kahramanlar yaratmak

Che, Ataturk, Marx ya da Hitler; her fikrin ve eylemin destekci ve muhalifi hep sen oldun. Oysa sana bahsedilen zekani daha ozgun kullanabilir, bir buyruga girmeyi kabul etmeyebilirdin. Ne oldu peki? Yilmaz Ozdil yazilarini paylastin cunku cok ihtiyacin vardi onlari duymaya. Yahit devrim deyip durdun, kendi matematigini yok ettin Che tisortlerinde koca bir fikrin. Oysa senin kendi hayatin yetmez mi kocaman bir durusa? Baristan, adalet ve haktan bahsederken iscini 300 lira daha ucuza calistirmak zedelemiyor mu hakikatini? Sokakta uzun uzadiya yatan bir kopege su vermek, bir evsizle yemegini paylasmak, ustu basi yirtik bir berdusla sohbet etmek cok da onemli degil mi senin icin? Tabi canim, sen adaleti hep kendi yontem ve davranislarinla arar ve saglarsin. Yetismekte oldugun bir toplanti varsa, yerde yatan bir cesedi ayaklarinla cigner, aksam haberlerde basinin pompaladigi haberlere cikciklarsin.


Be hey adam ve kadin; senden cok ama cok fazla gordum ben. Birbirlerine yoldas diyen, silahla orgutlenmekten bahsedip bir gecede 1000 tl hesabi eglence mekaninda hic edenleri cok kez seyrettim. Din satip, namazdan dem vurup 3 kurus icin insan hayatini hice sayanlari da gordum, omrunu bir inanca muhurleyip kuru ekmekle yasayani da. Sen nesin ki, ne olabilirsin ki?

Yine de vazgecip bir pazar aksamindan prensiplerim dedigine sarilirsan, o en baba bilirkisilerin bile karsina dikilip ogut verecekler sana. Zamanla o insanlarin; aslinda olgunlasmadiklarini, fazlasiyla ve acizce curuduklerini goreceksin tiksinerek. En iyi ihtimal bile en kotusu burada be adam ve kadinlar, en kotusu bin beter.

Sen de bir hikayeler yazip oynamaya, eglenmeye, hor gormeye, yalan soylemeye, suclamaya, korkmaya, susmaya, aldatmaya, sonlandirmaya devam et. Sen de bir gun mutlaka yorulacak ve arkanda biraktiklarindan utanip soluklanacaksin. Mutlaka ki bugun ve yarin kandiracaksin birilerini ama esas bilmen gereken sen de o kandirdiklarindan farksizsin, onlarla aynisin.



Daha acik konusayim; muhtacsin.

17 Temmuz 2014 Perşembe

Hayvan Barınağına Bağış



Linke tıklayıp kitabı 1 TL ücretiyle satın almanız halinde tamamı barınaklara gidecek bir bağışta bulunmuş olacaksınız. Kitap tamamen serbest, dalgın, acele hazırlanmış ve hiçbir edebi kaygı taşımadan sadece bağış yapanlara teşekkür amacıyla yazılmıştır.
Android cihaz kullananlar hesaplarına tanımlı kredi kartıyla ürünü alabilir, diğer Google hesabı sahipleriyse kredi kartlarını eklemek kaydıyla bağışta bulunuabilir.

Herkese teşekkür ve sevgilerimle!

http://bit.ly/1ywmIQD

12 Temmuz 2014 Cumartesi

Çingenem N'abyan?


* Mölöbo.

* Bugün kattiyettlle ciddi şeylerden bahsedeyazmayacağım.

* En ilkeli hayvan Bal porsuğu, sizinle bu mevzuyu tartışamam.

* Birbirlerinize snapchat adreslerinizi vermeyiniz yamyam gibi, gözümden düşesiler.

* Sizi bilmem ama bizim burada komşuluk ölmüş. Komşularımız ya 70+ ya İngiliz, nasıl ölmeyeyazsın yahu.

* Şu dünyadaki en zengin kişi sevmeyi bilense ben hepinizi bağrıma basar ama 10'ar liramı da alırım.

* Adam gençlere yol açalım derken 89 yaşındaydı. Yani amca: bence sen Azrail'e izin ver de işini yapsın.

* Sizi bilmem ama benim sevgilim deli. Kendisini bu yüzden seviyor olabilme ihtimalimden ürker gibiyim, ürkek bir bireyim.

* - Picasso bey bu tabloyu siz mi yaptınız?
+ Yok abi ya kuzenim yapmış eheh hi :)

* Sanatçı var, yardakçı var.

* Neyse bi ara konuşuruz.

3 Mayıs 2014 Cumartesi

Sam'yet



* Yine ansızın geldim bebek, ansızın.

* Kenan Doğulu'nun "Bizim nesile ne oldu?" diye şarkısı olması ne kadar enteresan.

* Bi insanın Muş'lu olması da başlı başına garip bence.

* Mantıklı düşününce kuruyemiş anlamlı ama ebegümeci nedir bre çılgın?

* "I run" diyip gülünen zamanlardan geçtik biz b'olum.

* İnce uçlu şarjın aniden bitişi de pek hüzünlü.

* Atlet giyen insanın sadakati sorgulanmaz gibi sanki.

* 1 milyoncuların 1 gecede 1 TL'ci olması da ibretlik.

* Uykusunu bölecek kadar çişi gelen kişilere şaşıyorum.

* Türk medyasından sadece "Görenleri hayrete düşürdü" cümlesini alın, gerineyikaIırki?

* Ne açgözlü, ne pis adammışsın be zükerberg.

* Makarna zabıtaysa, pilav şövalyedir.

* Kokan Bayülgen.

* Karakolda ayna olmasının nesi garip Cevriyeseven?

* Çorabımın tekini, Harun Tekin'i.

* Bi ara Mark vardı ve resmen değerini bilemedik. Samimiyetsiz Euro seni, sinsi Euro.

* Bu kadar saçma bir dünyada nasıl sinirlenmez insan yahu?

* Hayret edersin.

* Bi ara konuşalım, anlaşalım.

* Tekrar gelenza, o güne dek özgün kal.