Bazı zamanlar bazı zor kararlar veririz. En ilkel duygularımızdan uzaklaşıp , çaresiz bir fedakarlığın diline düşeriz. İşte o öyle sancılı , öyle haşmetli bir kasvettir ki ; nefes alırken bile boğuluruz.
İşte tam o anlarda gerçekleşmesi en muhtemel mucize metanettir. Sabredersiniz , her şeyden çok temenni edersiniz. Olur ya da olmaz , siz en içten duygularınızla olması gerekebi istersiniz.
Merak etme ; biz seni beklemeyiz ama özleriz.
27 Şubat 2012 Pazartesi
26 Şubat 2012 Pazar
Daha Fazla
* Bazen hiç izlemediğin bir dizinin gözüne ilişen sahnesinde bir hatıra gizlenir.Yıllar sonra o hiç izlemediğin diziyi özlersin , aslında o hatıraya selam verme şeklidir bu zihninin.
* Otobüs yolculuklarını çok sevdiğimi hep söylerim , yazmışlığım da pektir. Peki neden ? Çünkü otobüs karada gider , benim istediğim yerde inip yoluma devam edebileceğim bir doğrultuda yani.
Ayrıca mola yerlerinde durur çayını içersin. Üstelik hayatının en programlı ve matematik dolu dakikaları eşliğinde ; "çayı x dakikada içsem tuvalete y dakika kalır"
* Yeri gelmişken kirlenmek güzel değildir , bence reklamlara inanmayın.
* Ahşap mobilyaları olan , televizyonun en tüplü ve oturma odasında durduğu evleri özlerim sık sık. Modern insan olarak yaşam alanlarımız da berbatlaşıyor zira.
* Kadın kendini koruyabilen , geliştirebilen ve özünü eleştirebilendir. Öyle kadına canınızı rahatlıklıkla teslim edebilirsiniz ; durmuş bir kalbi maratona sokacaktır ziyadesiyle.
* Uzaylı diye bir şey yoktur , Hollywood vardır.
* Uzaylı demişken ; mısır piramitleri hakkında çok güzel bir belgesel izledim. Youtube'da ve türkçe dublajlı olarak izleyebilirsiniz.
* Şu hayatta bir insanın yapabileceği en ikinci ahmakça şey insanların düşüncelerine göre yaşamaktır. En ahmahça şey ise sırf bu duruma muhalefet etmek uğruna gurursuzca yaşamaktır.
* İyi şeylerin karşılığı ya geç gelir ya da gelmez. Bunu bilerek iyi bir insan olmanız lazım.
* Bugün bitince yarın olur , en ilginç mucizelerden birisi bu.
* İlginç bir şey olursa haber verin.
* Otobüs yolculuklarını çok sevdiğimi hep söylerim , yazmışlığım da pektir. Peki neden ? Çünkü otobüs karada gider , benim istediğim yerde inip yoluma devam edebileceğim bir doğrultuda yani.
Ayrıca mola yerlerinde durur çayını içersin. Üstelik hayatının en programlı ve matematik dolu dakikaları eşliğinde ; "çayı x dakikada içsem tuvalete y dakika kalır"
* Yeri gelmişken kirlenmek güzel değildir , bence reklamlara inanmayın.
* Ahşap mobilyaları olan , televizyonun en tüplü ve oturma odasında durduğu evleri özlerim sık sık. Modern insan olarak yaşam alanlarımız da berbatlaşıyor zira.
* Kadın kendini koruyabilen , geliştirebilen ve özünü eleştirebilendir. Öyle kadına canınızı rahatlıklıkla teslim edebilirsiniz ; durmuş bir kalbi maratona sokacaktır ziyadesiyle.
* Uzaylı diye bir şey yoktur , Hollywood vardır.
* Uzaylı demişken ; mısır piramitleri hakkında çok güzel bir belgesel izledim. Youtube'da ve türkçe dublajlı olarak izleyebilirsiniz.
* Şu hayatta bir insanın yapabileceği en ikinci ahmakça şey insanların düşüncelerine göre yaşamaktır. En ahmahça şey ise sırf bu duruma muhalefet etmek uğruna gurursuzca yaşamaktır.
* İyi şeylerin karşılığı ya geç gelir ya da gelmez. Bunu bilerek iyi bir insan olmanız lazım.
* Bugün bitince yarın olur , en ilginç mucizelerden birisi bu.
* İlginç bir şey olursa haber verin.
23 Şubat 2012 Perşembe
Yurtiçi Kargo : Terbiyesizlik Taşır !

Hemen hepiniz en az bir kez kargo şirketleriyle gönderi yapmış ya da almışsınızdır. O zaman sizin de yaşamış olabileceğiniz , belki de yaşadığınız bir olayı gündeme getirmek istiyorum ;
Bugün bir arkadaşımın başına kabul edilemeyecek bir olay geldi. Bundan 1 ay önce kadar ekşi sözlük'te de bir yazarın bahsettiği "akıl almaz! kurye" olayı.
Eve gelen kurye kapıyı yumrukladı , yetmedi hakaret etti ve parası ödenen bir kargo geri gitti. Karşısında -özellikle- bir kadın olduğunu unutarak hareket eden bu görevli işini yapmadığı gibi daha önemlisi büyük bir skandala imza atmış oldu. Zamanınd kendi yaşadığım problemleri yazmıyorum bile , uzun ve sancılı başka bir süreç. Fakat bu olayı duyduktan sonra yazmak farz oldu. Arkadaşımın twitter'da konuyla ilgili tweetlerinin görüntüsünü aşağıya koyuyorum ;
(Üzerine tıklayarak görüntüyü büyütebilirsiniz)

Evde böyle bir olayı metanetle karşılayamayacak ya da saplık problemleri olan bir hasta olabilirdi. Bu olay senin başına da gelebilir , satın aldığın bir ürünü beklerken magandalıkla karşılaşabilirsin. Duyarlı ol ve bu olayı duyurmaya gayret et.
28 Ocak 2012 Cumartesi
Sadakat

Sadakatsizlik mutsuzluğa benzer , adını koyamazsın.
Mesela Kemalettin diyemezsin ya da Feriye. Çünkü sadakatsizlik daha hayvansaldır , bir tarafı da hep insana mahsus. Zaten bu yüzden kendine toz konduramazsın.
Bence yaşamak istiyorsan ; daha önce hiç gitmediğin bir şehirdeki kahveye girip çay iç ama şekersiz iç. Hava karanlık olsun , mümkünse saat 04:38 falan. Sonra içmiyorsan bile birisinden bir dal sigara ister yapraklanırsın. Esasında otlaklanırsın , şaka bi yana.
Sonra ilk otobüsle komşu şehrin ışıklarına doğru yola çık. Otogarda in ve kalitesiz peynirden az kaşarlı bir tost ye. Mutlu olmak istiyorsan bu kez yanında çay içmezsin , tost ve çay mutlu etmez zira.
Evde bıraktığın cep telefonun seni korkutmasın ; 127 saat sürmeyecek bir yolculuğun var , daha fazlası. Uykun geldiğinde ışıkları en az yanan moteli bulup tek gece için komik bir ücrete anlaşman lazım. Gider orada biraz televizyon seyredersin. Kendi evinde seyretmiyor olsan bile.
Aradan bir uykuluk zaman geçince güne karanlık uyan. Bi kahve iç , bi sigara daha dilen ve sonra huzur içinde güneşin doğacağı yere kadar yürü.
Sadakat orada dostum.
16 Ocak 2012 Pazartesi
Bunları Unutma Kardeşim

Patates dünyasının bitki ülkesi sınırlarında ;
Garip bir ülkenin gri sabahına uyandığında , patronun salya akan "daha çok çalış" lafıyla uyanırsın. İşe gidene dek geçirdiğin süre uykuya dahildir zira. Doğru bile yapsan işini , patron daha doğrusunu ister , parayla orantılıdır bu daha çok.
Başka bir insandan hiçbir farkının olmadığı bir harita parçası üzerinde hep daha farklısındır. O senden bir şekilde daha çok kazandığı ya da daha çok "hak ettiği" için sana olur olmaz tepki verebilme şansına sahiptir. Buna kendi aralarında "hiyerarşi" ismini koymuşlardır bile. Kalktığı söylenen kölelik sisteminin modern adıdır bu ; hiyerarşik düzen.
Doğruyu söylemen ya da yapman farklı ödüllendirilir. Senin doğruların birilerinin eksikliklerine çarpıyorsa işin de öyle çarpık gider. Bir yerlerde tanıdığın , köşe bucaklarda yığılmış paran yoksa senin adın vatandaş olarak kalır ve kalacaktır. Bu şekilde yaşamayanlar ile bu şekilde yaşayanlar arasındaki savaş ömür boyu sürecektir , en adaletsiz biçimde.
Üretebilme yetin olmamalıdır çünkü sen ürettikçe sorgulayacak , sorguladıkça birilerini rahatsız etmiş olacaksın. Sen kendini tanıdıkça bir şeylerden nefret edecek , nefret ettikçe doğrulacaksın. İşte bunu istemeyecekler ; çünkü sen diz çökmediğin sürece dik bakacaksın , onların kısa gölgelerine tepeden konacaksın. Bunu istemeyecekler. Tercih sana kalıyor bu noktada ; ya diz çökerek yaşayacak ya da ayaklarının üstünde durduğun için tartaklanacaksın. Bu senin ne kadar insan olduğunu da belirler.
Burada senin emeklerinin hiçbir kıymeti yok , esas istenen senin onlara ne verdiğin. Yanlış bildiklerini düzeltmek bir gaflet gibi görülecek ve karşılığında senin etinden bir parça alacaklar. Bu her defasında böyle olacak ; sen bir deri bir kemik kalana dek.
Senden aldıkları bu parçaları iğrenç koleksiyonlarına kattıkça mutlu olacak , yeni parçalar için yeni köleler arayacaklar. Buna kendi aralarında "disiplin" diyorlar. Senin sabahın köründe bağırışlarını , çocuklarını alınlarından öperek terk ettiğin evinin kapısını , adım adım geçtiğin asfalt yolları ve geç kalmamak için verdiğin uykusuzluk nöbetlerini disiplin olarak saymayacaklar. Bunun gerçek adıysa "ego" olarak tarihe geçecektir , onların istediği gibi , keyfi tavırlarının parça koleksiyonları ; ego.
Bütün bunların neticesinde bilmen gereken tek bir konu baki kalacak dünya tarihinin sayfalarında ; sen emek veren olarak hayat verensin. Senin ellerin çamura bulanmadıkça , aldığın 3 kuruş için saatlerce yorulmadıkça , hasta olduğun zaman "izin" alamadığın için hizmet alamadığın devlet hastanelerinde öksürmedikçe o insanlar o rahatlığa kavuşamayacak. Bunu bildiğin sürece kendi erdeminle , şerefinle ve emeğinle çalışmaya devam et. Bil ki onların bütün bu ganimeti , yüzlerine işlemiş aciz gülümseme ve purolarını kavuran pahalı çakmakları senin eserin. Sen olmazsan onlar bir hiç olarak kalacaklardı. Bunu bilerek yaşa , gerçek bir insan olmanın haklı gururuyla bak bulutlara.
Bunları unutma kardeşim.
19 Aralık 2011 Pazartesi
Ordinaryüs

Ben sana yalan söylemem
Seni sevmiyorsam sevmiyorum derim
O kadar severim sadece
Ufak hesaplara girmem yani
Çünkü sen bir kitap okurken mesela
Aniden mevcut iki sayfayı atlayabilirsin
Sonra hayatı da öyle zannedersin
Karıştırırsın beni onunla , bununla
O zaman üzülmekten çok yaralanırım
Tam olarak ne dediğimi anladın mı ?
Serbest şiirler yazarım sana
Hiçbir edebi kaygım olmaz
Zira
Olmasa da olur , bir kaybım olmaz
Sen hariç
Samimi söylüyorum
Ayrıca sevgilim
Diyelim ki evimizi kumdan yapsam
Bi dalgada yuvamız yıkılır
Hatta erir
Çünkü kumdan kaleden yuva olmaz
Ve bu da beni yaralar
Tam olarak ne dediğimi anlatabiliyor muyum ?
Seni sevmiyorsam sevmiyorum derim
O kadar severim sadece
Ufak hesaplara girmem yani
Çünkü sen bir kitap okurken mesela
Aniden mevcut iki sayfayı atlayabilirsin
Sonra hayatı da öyle zannedersin
Karıştırırsın beni onunla , bununla
O zaman üzülmekten çok yaralanırım
Tam olarak ne dediğimi anladın mı ?
Serbest şiirler yazarım sana
Hiçbir edebi kaygım olmaz
Zira
Olmasa da olur , bir kaybım olmaz
Sen hariç
Samimi söylüyorum
Ayrıca sevgilim
Diyelim ki evimizi kumdan yapsam
Bi dalgada yuvamız yıkılır
Hatta erir
Çünkü kumdan kaleden yuva olmaz
Ve bu da beni yaralar
Tam olarak ne dediğimi anlatabiliyor muyum ?
18 Kasım 2011 Cuma
Komikspor

* Uzun bir aradan sonra beraberiz
* Geçen gün sinemada Ghost Rider 2 filmi fragmanını izledim. Daha önce çekilmiş Ghost Rider filmini izlememiş olmamın da veridiği etkiyle olsa gerek , bir anda "aaa n'egzelmiş lan bu la !" gibi gereksiz bir cümleye gark oldum. Olmaz olaydım işte , aklınızda bulunsun.
* Twitter'ın da b.ku çıktı ya ben ona çok üzülüyormaktayım.
* Yeni girdiğin ortamda seni o ortamda bulunan insanlara tanıtan biri varsa , o kısacık süre içinde o insanın ellerinde oluyor hayatın. Mesela o insan seni "bu acaip komik bir adamdır" diye tanıtırsa bütün o ortamda geçen süre boyunca anlamsız bir sorumluluk hissediyorsun. Tabi bu yine iyi , mesela o kişi seni "bu adam tecavüzcü !" diye de tanıtabilir , ondan sonra gelsin "buluşma boyunca kıçını sakınan tipler".
* Şu 23 yıllık ömrümde fast-food namına çok kampanya gördüm ama Vodafone'un yaptığı kadar isyan kokanını görmedim. Adamlar "3 menü 5 tl" diye kampanya yapmış ki bunun türkçesi "gözünüz doysun hayvanoğlu hayvanlar !" gibi bi' şey.
* Bugün "Nerden kar ettiği anlaşılamayan esnaf" gibi bir kavram varsa bunun tek sorumlusu "Ne alırsan 1 tl" dükkanını ilk açan o insandır. Ağzımıza s.çtın 1 tl'ci.
* "Yaptığım espriye gülemeyen" insanı sevmem fakat ondan daha fazla sevmediğim insan "yaptığım espriye çok sesli gülen" insandır ki kesin o gülmeyenin tam yanında oturuyordur.
* Kimse kusura bakmasın ama Muhteşem Yüzyıl dizisini heyecanla izlemek bana çok garip geliyor.
* Görüşürüz çılgınlar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
