10 Ocak 2011 Pazartesi

Jose Rulez


Yılın Teknik Direktörü ödülünü Jose Mourinho aldı.


Şaşırmadım , sevindim. Tabi Jose Mourinho gibi kollarımı bağdaş yaparaktan sevindim.

Ben O İhtimali Sevdim


sıcak ve kalabalık zara mağazında vazgeçtim komünist olmaktan
ve zara poşetlerinde indirim yazısıydı sevgilim
ben seninle bir gün dürümcü hacı usta'da dürüm yeme ihtimalini sevdim
elleri isot kokan , lahmacun dolu yıllarında
mahmupaşa'da indirim dönemleri yaşanırdı o zaman
özlemeye başladım hepsini
ve bu indirim öyle uzun sürdü ki , adam gibi indirimleri özlemeye başladım sonra
bizim terzi mustafa vardı
bir de bedenlerine göre kalıp alma imkanı
ayakkabı boyası kokan arkadaşarla paylaşılan ayakkabı süngeri...

4 Ocak 2011 Salı

Bilgi Üniversitesi Pornografik Mevzu



İstanbul Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü ile ilgili bir olay ortaya çıktı geçenlerde ;

Bir öğrenci , bitirme projesi olarak "pornografik" bir film çekiyor ve bunun sunumunu yapıyor. Hikayenin gerisi , daha doğrusu detayları tam olarak bilinmediği için daha fazla içerik veremiyorum fakat durum bundan ibaret.

Gündemi meşgul eden 2 ana başlık var ;

1 - Üniversite özgürlüğü nereye kadardır ?
2 - Porno Nedir ?

Esasında 2. sorunun cevabı gayet açık : içeriğinde insanları cinsel olarak uyaran görüntü ya da ses bulunan her şey pornografik olarak adlandırılır. Fakat detaylandırıldığı zaman şiddet unsurları barındıran her şey pornografik olarak özetlenebilir. Peki 1. sorunun cevabı nedir ? Üniversiteler özgür müdür yoksa özgürlük kavramı kavramsallaştırılamayacak kadar özel midir ?


Özgürlük gerçek anlamında kavramsal olamayacak kadar geniş fakat etik ve vicdani durumlar söz konusu olduğu zaman sınırlı bir çerçevedir. Bakıldığı zaman bir insanın apartmanın dairesi içinde belli bir saat sonrası yüksek sesle müzik dinlemesi kendi özgürlüğü olarak görülebilir fakat işin etik kısmı devreye girince özgürlük sınırlanır. Peki sınırlanmalı mıdır ? Elbette.
Bilgi Üniversitesi sınırlarında yaşanan bu "yüksek ses" olayı ise bu örnekle şöyle bir paralel doğuruyor ; eğer özgürlüklerin tam olarak bilinmediği , kavramsal bakıldığı ve aşırı derecede tartışıldığı bir ortamda "pornografik" bir proje hazırlamak kaotik bir ortam doğurabilir. Evet devletler bu tip durumlar için hep bir "fren" programı hazırlamıştır fakat bu bazı noktalarda gereklidir. Okuma - yazma oranı düşük , eğitim seviyesi yerlerde bir ülke'de pornografik bir projenin üniversite tabanında gerçekleştirilebilmesi cesareti insanları bu konuya ve dahası aşırı cinsellik içeren diğer mecralara itebilir. Toplum dejenerasyonu bu kadar hızlı ilerlerken , gündemi karışık ve toplumu yönelmeye meyilli , genç nüfusu yüksek bir ülke ise bu durumu sağlıklı bir şekilde atlatamaz. Pornografik bir proje için "olması lazım tabi" diyen bir zihin bütün bunları görmezden gelmiş ve olayı sadece "provokasyon" gözüyle gören bir zihniyetten başkası olamaz.



Bugün ülke olarak geldiğimiz durumun fotoğrafını önümüze koyduğumuz zaman bu hadise sadece gündemi olumsuz yönde meşgul etmek ve insanları sarmal bir hata çemberine sürüklemek dışında hiçbir işe yaramayacaktır. Burada asıl sorgulanması gereken "pornografik" içerikleri desteklemeyi ve hayatın en önemli özgürlük belirtisi olarak görmeyi "çağdaşlık" olarak benimseyenlerin nasıl bir kafa yapısı içinde olduklarını düşünmektir.

Eğer seks objesini bir ihtiyaç , bazı zamanlar bir keyif değilde bir çağdaşlık sembolü olarak görmeyi bırakırsak bu olaylar zaten rayına oturacaktır. Bunun dışında mevcut şartları bir hiç kabul ederek "porno olmazsa olmaz , elbette porno olacak , gerekirse biz çekeriz" demek yalan yere şov yapmanın ötesine gitmeyecektir.

İşin asıl enteresan tarafı ise bunu bir "marjinal olma" hadisesine dönüştüren kadın kesim. Porno normal şartlar altında feminist kişiler için pek beğenilen bir şey değildir zira porno erkek egemen bir ürün , kadının edilgen olarak kullanıldığı bir mecradır. Oysa burada kızlar "porno hakkımız engellenemez" diye sokaklara dökülecek durumda. Burası ayrıca bir enteresan.

Kısacası toplum olarak tartışılması gereken yüzlerce önemli konu varken , ileri düzeyleri yakalamak için elimizde çok büyük fırsatlar varken , sürekli yaptığımız gibi yabancı toplumların "çöküşünü müjdeleyen" emsalleri değil yükselişlerini sağlayan başarılarını almamız gerekir. Bu sebeple olayları inceleme noktasını es geçip sırf muhalefet yaratmak adına "x olsun bizim olsun" zihniyetini benimsemek hoş bir davranış değildir.


Bütün bu durumları -bilerek yahut bilmeyerek- bir çorap gibi başımıza ören "çok marjinal ve üst düzey" üniversite öğrencisini kınıyor , adam gibi ve gündemi olumlu yönde etkileyecek işler yapmasını tavsiye ediyorum. Eğer çok büyük bir iş yapmak istiyorsa kendisine önerebileceğim pek fazla konu mevcut. Üstelik bahsedeceğim konuları çekmek için kendi çevresinden insanlara da gönül rahatlığıyla projesinde yer verebilir.



Mühim Not : Eleştirmek ve imza toplamak için yer arayanlar için yine "pornografik" bir kampanya olarak "porno sitelerin yasaklanması" konusunu önerebilirim. Bunu eleştirecek olursanız yanınızdayım , en öndeyim , bayrak taşıyan olurum. Olmam değil.

Komik Değil Bazen Ki


* Bence Twitter güzel şey , kullanmayı bilene eğlenceli bile diyebiliriz.

* Diyebiliriz hafif oldu , der'iz.

* Uzun süren araştırmalarım sonucu bir şeyi fark ettim ; insanlar en çok küfürlü şeylere gülüyor. Mesela Recep İvedik ağzı foseptik gibi adam , gülüyorlar. Onu bırak , internet ortamı dahilinde ( blog , twitter , facebook , formspring ) küfür eden insanlar çok seviliyor ama öyle böyle bir sevgi değil. Hayır ettikleri küfür üstad işi olsa ; bir Neyzen Tevfik , bir Can Yücel olsa top yekün gülelim ama gülecek bir şey varsa söyleyin biz de gülelim.

* "Amuğa Goyum" n'ekadar komik olabilir diye düşünüyorum , yarısında bir gülme alıyor ki sorma ki.

* Son dönem modası "erkekleri gömmek" oldu adeta. Misal çıkıyor adam "erkeklerin aklı fikri seks" minvalinde bir şey söylüyor , oluyor sana fenomen. Ulan bir kere mantık hatası var , hani erkeklerin aklı hep seks işinde diyelim , o zaman o erkekler afedersin duvara mı ş'ettiriyor ? O zaman bende bunu söylerim , kalırsın öyle "bütün erkekler seks diyo" diyen insan.

* Beni şu hayat yolunda bi "her söylenene gülen insan" sinirlendirir bi "komik olmak için sürekli fıkra anlatan insan".

* "Uçan tekme" kadarda saçma bi şey varsa ben bilmiyorum.

* Bir televizyon kanalı ne zaman "Tv'de ilk kez" diye bir film verse alır beni bir düşünce ; "acaba bir sinsilik var mı , daha önce verildi mi bu film ?" diye. Kimseye güvenmem.

* Holivuud yapımları yüzünden bütün profesörleri çok kafa insanlar bildim yıllar yılı. Hani dedim bir gün bir profesör tanırsam çok çılgın bir hayatım , akıl almaz maceralarım olur. Hiç öyle değil işin aslı tabi.

* "Karın seni aldatıyor - Bir dost" diye mesaj gelmesi durumu varya ; kimse kusura bakmasın ama olmaz olsun öyle dost , zçym ben öyle dost gibi.

* "Bilim adamları uyardı" diye başlayan haberleri duyduğum an alıyor beni bi gülme. Yahu koskoca bilim adamı düşün , o kadar iş güç içinde bir telaş bir telaş "aman diyim şuna dikkat" diye koca labaratuvarı devire devire gazeteci kişiye koşsun. Ya bırak.

* Ben durdum mu coşmak , coştum mu durmak bilmez bir insanım özümde. Sevsen tanırsın beni , özeti bu.

* Türkiye'de jön yok ama bön var , bol bol var zaar.

* Bana "her yaptığı işi sevdiğin bir adam söyle" desen hiç düşünmem "Onur Ünlü" der çekilirim kenara , usul usul.

* Onur Ünlü demişken "ne ikna edici bir intihar girişimidir şimdi göz göze gelmek" dememiş olmak olmaz , olmamalı.

* Gidiyorum Bu.

1 Ocak 2011 Cumartesi

Öyle Böyle Şöyle


* Komik şeyler var hayatın içinde

* Pes oynarken kebap çekerse canınız "alo , bana iki adana , 1 lahmacun 1 messi" diyebilirsiniz. Ben yaptım.

* Siz 2011'e nasıl girdiniz bilmiyorum ama ben tesadüfen girdim. Biz maaile tombala oynarken 2. çinko yaptıktan yaklaşık 1 dakika sonra tombala yapmanın verdiği heyecanla ayağa kalktım ve televziyonun olduğu yere doğru ilerlerdim. Tam o sırada bir karmaşa oldu "acaba bu hile mi yaptı ?" diye ve bu sebeple maaile televizyon önünde toplanmış olduk. O sırada ekranda "10 , 9 , 8..."yazıyordu ve ben "aha yeni yıl geliyor durun" dedim , böylece öpüşüp sarıldık , yeni yıl şeysine girdik. Ben 20 tl kazanıp girdim , o ayrı.

* Bu sene noel baba yine gelmedi. Ben bu sene daha gerçekçi olup kendisinden "ps3 oyunu" istemiştim ama onu bile pahalı buldu sanırım. Tam şerefsizlik.

* Büyük ikramiye dedikleri şeye inanmıyorum ama amorti diye bir şey var.

* Her yılbaşı öncesi "büyük ikramiye ile neler alınır ?" diye haber yapılıyor ve çeşitli kombinasyonlarla büyük ikramiye gerizekalıya anlatır gibi anlatılıyor. Hani 35 milyon tl desen anlaşılamayacakmış gibi "bununla 150 tane x araba alınır" ya da "bununla 65 tane tekne alınır" gibi veriler sunuluyor. Tamam diyelim 65 tane tekne konusunu anladık ama "99.865 barbie bebek" nedir gözünü seveyim ? Hani insanlara angut muamelesi yapıp öyle anlatıyorsun ama o angut gidip büyük ikramiye çıkınca harbiden 99.865 tane barbie bebek alırsa bunun vebalini kim taşıyacak ?

* İstiklal Marşını ezberlemeyene kızmam ama İstiklal Marşı yerine "korkmaz sönmez" diyene öfkelenirim. Hayır "korkma sönmez" bile değil ; "korkmaz sönmez". Oldu olacak "korkmaz , sönmez , yemez , içmez".

* Tv'ye çıkıp "70 milyon bizi izliyor" diyen mazur görülmeli , bağıra basılmalı. Zira o coşkulu , kamera görmenin verdiği mutluluğun insanı o.

* Azer Bülbül'ü altın kafese koymuşlar , titremiş.

* Kaçaragua.

25 Aralık 2010 Cumartesi

Gah Guh Diye Gülünür


* Ya ya ye koko jambo , ya ya ye

* Şu hayat yolunda beni en çok şaşırtan şey "dans ederken etrafında olup biteni görmeyecek kadar kendinden geçen" insandır. Yani siz onun yanına gidip "abi ev yanıyor" deseniz o size dönüp "anlamsız gözlerle bakar" en fazla.

* "Hep benim hakkımda konuşuyorlar çünkü beni çekemiyorlar. Ne mutlu bana , demek ki çok özel bir insanım" diyen insanı çok feci döverim ben.

* Bir insanla sohbet etmek için enteresan deyimler kullananları çok seviyorum ben. Mesela ben biriyle konuşmak istediğim zaman "gel iki dakka konuşalım lan" falan derim ama o insanlar öyle değil. O insanlar önce çok vurucu bir deyim buluyor ; örneğin "gel iki lafın belini kıralım" gibi. Şimdi bana birisi gelip "gel iki lafın belini kıralım" dese ben daha bi heyecanlanırım , çok farklı bir dünya içine girerim. Bide benim deidğime bak ; "gel lan konuşalım". Hayvan ki ne hayvan , piyuuu.

* Amerikan yapımı filmleri izlerken çok geriliyorum ben. Mesela orada bi adam var , ne olursa olsun , kim dövüşürse dövüşsün duruşunu hiç bozmayan bir adam o. Dikkat edin , aynı adam değil ama hep aynı tip adam o. Mesela yanında yaratıklar dövüşüyor bu espri yapıyor bi kenarda. Hayır istediği kadar güzel espri yapsın ben buna gülmem arkadaş , bi sinsilik peşindesin sen çünkü.

* Şehirleri ve o şehir içinde yaşayan insanları hedef alan şarkılar çok garip. Bir ara "istanbul'dan kız mı alınır ?" diye şarkı vardı misal. Nerden alınır , manisa'dan mı alınır en iyi kız ?

* Hayatım boyunca hiçbir zaman "açtırma kutuyu söyletme kötüyü" diyemedim. Neden bilmiyorum , artık yeri mi gelmedi fırsat mı olmadı bilmiyorum.

* Yaşar ve Yalın şarkıları genellikle "ayrılan ve intihar etmek için yer arayan" insanlar için yapılmış gibi duruyor. Gerçi benim gözümde Yaşar 10 tane Yalın eder ama genel işleyiş aynı gibi.

* Atem tutem ben seni , je taime totem ben seni.

21 Aralık 2010 Salı

N'eden Böyle Şeyler ?


* Müzik yerine "müzük" diyen insanı bulun bana , kendisiyle özel konuşmak istiyorum.

* "Evvel zaman içinde" dediktan sonra "kalbur mu kanbur mu , hem kalbur ne ?" diye düşünüyorsan seni seviyorum ey dost.

* "Sarı şekerim kalbine girerim" diye bi Kayahan şarkısı vardı eskiden. Bilmiyorum bana mı öyle geliyor ama çok ürkütücü değil miydi ?

* "Yeni yıl yeni umutları da beraberinde getirsin" diye mesaj atanı da bulun , her sene attığı bu mesaj için hesap sorucam kendisine.

* "Zaman kötü kolla .tü" diye bi şey vardı eskiden. Eskiden dediğim , 90'lı yıllara damgasını vuran belli başlı söylemlerin başını çekerdi bu. Bunun dışında "elin buz gibi g.tün karpuz gibi" diye bir şey ve en kötüsü "sordum soruyu soktum boruyu" diye bir şey vardı ki evlerden ırak. 90'ları severim , saygım sonsuz ama bizde böyle büyümüş bi nesiliz neticede.

* Siz "uzaylı diye bir şey var mı yok mu ?" diye düşünün , ben o şerefsizleri bulmaya gidiyorum. Tiyniyetsizler.

* Samimi söylüyorum , bu yazı burada biteragua.