29 Ağustos 2010 Pazar

Galli Giggs


Uzun uzun anlatmaya gerek yok ; 22 yaşında olan benim yaşımdan fazla süre Manchester United forması giymiş ve giymekte olan bir adam Ryan Giggs. Bizim için bir futbolcu 24 yaşında "genç" , 32 yaşında "ihtiyar" olurken , kendisi Manchester United gibi bir takımın formasını 37 yaşında giyiyor. Bugün ligimiz içinde en iyi olarak değerlendirdiğimiz "gerçekten genç" oyuncular için temposuna ayak uydurabilir mi ? dediğimiz İngiltere Premier Ligi'ni bu yaşında fazlasıyla kaldırabilen bir oyuncu o. Tabi milli takım düzeyinde kendisini büyük turnuvalarda görememiş olmak bizleri hep üzdü , o çok ayrı bir nokta.

Manchester United'ın son lig maçında ( West Ham United ) penaltı yaptırması bir yana ; bir diğer emektar efsane Paul Scholes ile birlikte kayarak aldıkları top bende adeta bir Tsubasa maçları havası yarattı.

Bütün bunların yanında Premier Lig kurulduğundan beri her sezon gol atma becerisini gösterip bu alanda tek olan Giggs , biz kendisine saygı duyan futbol aşığı izleyicilere şu video ile kral bir selam çakmış ;


Video : Ryan Giggs , Futbol ve Bilardo



Sana da selam olsun efsane ihtiyar.

Pilav Üstü Hayat - 1


Esasında yazacak çok şey var , hele bu ülke sınırlarında yaşıyorsanız. Türkiye , yer yer güzel memleket ama genel bakıldığı zaman pek fazla problem var. Şimdi ben mesela böyle virgülsüz , paragrafsız bir yazı yazsam yazmam yani ayrıca. Çünkü mesela birisi öyle yazdığı zaman çok okuyasım gelmiyor pek. Ayrıca tespitler yapmak istiyorum , mesela bence caddebostan sahil güzel bir yer ama karımızı kızımızı alıp gidemiyoruz her zaman. Mesela ben öyle bir kere 2 arkadaşımla gittim ( kız değillerdi ) kavga çıkıyordu. Hiçbir şey yapmadığımız halde gelip sataşan tipler oldu ki onların yanında kızlar vardı. Hayır yani be şerefsiz , şimdi biz sizi orada dövsek kızlar "oha ne dayak yediniz amuğa goyum" demezler mi ? Demezler tabi , en yakın hastane neredeyse oraya giderler. Aslında en yakın hastane de olmayabilir , devlet hastanesine de gidebilirler.

Konu aslında şu ; ben çok sıkılgan bir insanım. Çok sıkıcı değilim ama eğlenceli birisi de değilim. Mesla 3 gündür fire vermeden lunapark'a gidiyorum , her gittiğimde "ben street fighter'a binmem lan" diye twister coaster'a binip geliyorum. Hayır yani 5 kez bindim ama hala daha bir korku , en ufak bir sarsıntı olduğunda final destination tripleri. Ben normal biri değilim galiba. Galiba fazla galiba , cümleler fazla galiba.

Evet kendime yeni bir yazı tarzı buldum şu an. Anlatmak istediğim şeyleri usta gazeteciler gibi başına * koyarak paragraf paragraf anlatıcam , okuyan kişi en sonunda "aa aslında aynı şeyi anlatıyormuş ama çok karizmatik bir şekilde her yazının başına * koymuş" diyerek şok olacak. Olur musunuz sahiden ? Ya olanlar bana söylerse çok sevinirim , capuccino içiyorum şu an.

* işi bana çok mantıksız geldi , öyle özenti işler yapamam ben.

"Kadınlar ne ister ?" diye kıçını yırtıyor millet. Bence hiç yıtrmasınlar , kadınlar her daim bir Brad Pitt ister bence. Kıskanmıyorum ama hiç , sonuçta Brad Pitt oraya tırnaklarıyla kazıyarak geldi. Şerefsiz.

Bazen bazı şeylerin çok etkisinde kaldığım oluyor , yalan söyleyemem. Mesela bazen Tuncel Kurtiz gibi sesim olsun istiyorum ama bazen Toprak Sergen gibi sesim olursa da olur gibi geliyor. Bide mesela Tuncel Kurtiz sesi isterken "Madem sesi istedin , tipi de al" durumu olursa diye çok geriliyorum. Tamam üstad tipsiz değil ama ben daha 22 yaşında bir insanım , işin o kısmı da mevcut.

Ne olursa olsun her şekilde bir Can Yücel olmak isterdim.

Şu hayat yolunda ismi ve mesleği ile arasında kurduğu bağlantı açısından Gazeteci yazar Bekir Hazar kadar kimseyi kıskanmadım. Hani Dertli gönüllere giren işte benim Zeki Müren de var ama o daha bir suni , daha bir el emeği göz nuru. Nuru Şahin.

Gülmekten altıma sıçtım diyen insanlara karşı bir ön yargı oluyor bende ister istemez. Zira ben hayal gücü geniş bir insan olduğum için görsel olarak hemen kuruyorum kafamda. Samimi söylüyorum hiç hoş değil.

Ben bu tarz blog yazma işini pek sevdim , yine yazarım.

Röportaj Vakti ; Kendim ile Samimi Bir Sohbet


Merhaba , bugün sivilpenguen ile çok sıradışı bir röportaj yapıcaz. Bu kesin. Merhaba sivilpenguen , bize biraz kendinden bahseder misin ?

- Elbette. 22 yaşındayım.

Okul / İş ?

- Okuyom ben yaa ! ( gülüşmeler )

Peki ne okuyorsun ?

- İnsanın içini okurum ben bi bakışta ! ( tek taraflı gülüşme , espri tutmuyor )

Hayallerin nelerdir ?

- Hayalim yok çok fazla , iyi bir iş güzel bir eş.

Sevgilin var mı ?

- Var ama talip çıkarsa ayrılırım ( tek taraflı çok sesli gülüşme , espri yersiz )

Başka sorum yok , sen giderek pisleşiyorsun zira

- Tamam ama bu röportajı duymasın

Kim duymasın ?

- Çocuklar duymasın ! ( hunharca gülüşme , küfürler )



İşte sivilpenguen'i tanıdınız. Allah bin türlü belasını versin.

Yılmaz Morgül Dönüşü


( yanılmıyorsam ) İstikal caddesi , ( yanılmıyorsam ) bir vitrin önü ve ( yanılmadığıma eminim ) cansız manken halleri biçiminde çıktı Yılmaz Morgül yıllar sonra karşımıza. Kendisini en son "Türk Sanat Müziği Camiası" üzerine isyanı ve ağlaması ile görmüştük. Geçen yıllar içinde sinirlenmiş olacak ki ( TSM Dünyasına ) kas yapmış , göbek deliğini biraz daha yukarı çekmiş ve tekrar gelmiş Yılmaz Morgül.


Hoş geldin güzel insan , canımızsın.

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Terim Destination


Şu dönem Galatasaray taraftarı için olabilecek en kötü şey ve onun photoshop kokulu görsel yansımasını yaptım. Ellerim titredi , yüreğim burkuldu ama yaptım.


Ben demiştim demeyi , ezberledim görseli.

Referandum ve Erkan Yolaç


- Yaşınız ?
* 25
- 25 ?
* Doğru
- Öğrenci misiniz ?
* Öğrenciyim
- Hangi Takımı Tutuyorsunuz ?
* Beşiktaş
- Ooo Beşiktaş demek !
* Elbette
- Pekala , adınızı sormadım ben bu arada kusura bakmayın
* İsmail
- İsmail Bey , Referandum var biliyorsunuz
* Biliyorum
- Oyunuz ne olacak ?
* Evet
- Evveeet eleniyor !



"Hayır" demenin sayısız yararlarından birini okudunuz.






[ Referandum konusu üzerine konuşulacak fazla bir şey yok diye düşünüyorum. Zira olay içerik konusundan çıkıp siyasi bir hesaplaşma halini aldı. O yüzden "ikna etmek" gibi bir durum olamıyor ]