26 Ağustos 2010 Perşembe

Rafet El Mitoz


Mitoz Bölünme : Mitoz ya da mitosis , bir hücrenin kendi genomunu eşleyerek iki yavru hücre şeklinde bölünmesidir. Oluşan yeni hücreler ana hücreyle aynı genetik yapıyı taşır.

kaynak : wikipedia



Başka bir şey demiyorum.

Jimcarreyspor


Yetenek , Zeka ve İnanç değerleri yüksek olmasına rağmen özgün olamayan bir halk olarak biz ; oyuncularımızı bile bu yöne teşvik eder vaziyete geldik.

Hayran kitlesi hayli geniş olan Jim Carrey gibi olmak en kolay yol olmaya başladığı için bundan yıllar önce bu yolu seçen bu bu işin önünü açan Alp Kırşan bir ara Türkiye'de hayli başarısız ve bir versiyonu çekline "Jackass" isimli garip programın yaratıcısı Johnny Knoxville gibi bir eda , bir hal - tavır içinde yaşıyordu. Şu an bu Knowville modası geçti ama film sahnelerinde bile gördüğümüz gibi Jim Carrey sevdası devam ediyor. Sevda olur , devam eder ama ben bir Jim Carrey hayranı olarak bir gün bile Ace Ventura gibi davranmadım. ( iyi fikir esasında )

Tüm bunlar bir kabus gibi devam ederken ve biz alışmışken bu sefer n'oldu ? Bu sefer daha bir çakma model olarak Hayrettin Karaoğuz türedi adeta. Tip desen tip , oyunculuk desen oyunculuk. Peki kardeşim nedir bu Jimcarreyspor ?



Hayır abi tiplere bak , çeşit çeşit Jim Carrey. Tövbe yarabbim.

Sen N'ayaksın ?


Nerede başarısız bir prodüksiyon var orada Şafak Sezer de var. Tamam , kendisine oskarlık işler verilsin demiyorum ya da yer alınması sağlanan başarısız işler için bir şey demiyorum ama bir insanın yer aldığı 10 tane işin 9 tanesi kötü olur mu ? Özellikle Mehmet Ali Erbil ( kendisi için yazdığım bir yazı mevcut ) ile bir araya geldiği zaman adeta yok edici kuvvette bir berbatlık yaratan Şafak Sezer bana bu kullanılma şekli yüzünden bir Kevin James gibi geliyor. Burada Kevin James için kötü bir şey söylemiyorum , aksine olumlu bir şey söylemek istiyorum. Zira Türk sineması Yeşilçam dönemi sonrası tam bir "Hollywood Çakması" olmaya başladı. Benzer misyonu olan aktörler , garip filmler ve enteresan senaryolar. İşte bu dönem içinde kalitesi daha orta sınıf kalan a.b.d yapımı komedi filmleri için biçilmiş kaftan olan Kevin James gibi bir Şafak Sezer yaratılmış durumda. Zaten başarılı olduğu için başrol oynadığı iğrenç bir dizi ( İrmaan ) çekildi. Kimse kusura bakmasın ama kimse kimseye The King Of Queens şekli yapmasın. Çı şarı !


Çok Mühim Not : Amerikan yapımı filmleri , oyuncakları ya da arabaları övüp yerli işi şeyleri itin şeyine sokan bir zihniyet olmadığım gibi bundan nefret ederim. Lakin özgün olmak yerine böyle taklit , böyle başarısız işler yapılması beni daha bir sinirlendiriyor. Bu konu hakkında düşünceleri Jim Carrey&Alp Kırşan yazıma da taşımayı düşünüyorum. Hatta yazıyorum şimdi , çok sinirlendim olum. Hımpps.

Sıcak , Kel ve Aşk


Yaz ayları pop şarkılar için sinsi zamanlar oluyor. Zaten patlamaya hazır pop şarkılar yaz ayları aklı - fikri karışan insanları daha mı cezbediyor , drum'lar dımtıs dımtıs olunca insanlar sallana sallana ter mi atıyor bilmiyorum ama hemen her yaz bir pop şarkı acaip bir şekilde patlıyor. İşte bu yaz bunu en üst düzey yapan Soner Sarıkabadayı oldu. Yapmış olduğu "Pas" şarkısı acaip bir şekilde patlayan Soner Sarıkabadayı , garip saç stilleri ve enteresan olaylar eşliğinde meydana çıkan popçular gibi yapmadı ve şarkısını yapıp çekildi.

Kendisi tam "şlap" diye vurulası bir derecede bile olmasa bile ( bkz: bedük ) hafif kel olması sebebiyle biraz bile olsa "şlap" konusunu hak ediyor. Kendisine selam ediyor ve bu sıcak havalarda yaz aşkı arayan ve kış aylarında o yaz aşklarını terk eden insanlar için şu nakaratı hediye ediyorum ;



aramadığım yer kalmıyor seni
çeşme'den bodrum'a kadar
sanırım hep seni sevecek kalbim
ocak ve şubat'a kadar

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Siz 3 Kişiydik


Galatasaray sezonu kötü açtı , kötü gidiyor ve gelecek pek parlak görünmüyor. Bütün bunların elbette pek çok sebebi var ; yönetimsel hatalar , bireysel çıkarlar , çeşitli uyumsuzluklar , futbolcu tavırları ve performansları. Fakat hepsi bir kenara , görülen ve hiçbir önlem alınmayan en büyük problem kuşkusuz takım kadrosu. Özellikle yıllardır çözülemeyen ön libero sorunu ve defans hattında sürekli devam eden problem evlere şenlik. Bütün bunlar için ise ortaya çıkan sonuç şu ;

Ayhan Akman , Barış Özbek ve Mustafa Sarp üçlüsü.



Daha fazla şey söylemek pek gerekli değil sanırım.

2 Ağustos 2010 Pazartesi

Çocuklar Pehey Nerde Çocuk ?


2002 senesi itibariyle neredeyse bütün bir halk olarak izlediğimiz "çocuklar duymasın" dizisi yıllar sonra yeni bölümleriyle tekrar yayına giriyor.

"Kazandıran" bir iş elbette cazip gelir ve üstüne gidilir. Hani yıllardır izlediğimiz "kurtlar vadisi" ve bitmemesi hadisesi başarılı olunca yetkililer "ulan biz neden tekrar çekmiyoruz bunu ?" diye kendilerine sormuş olacaklar ki dizi tekrar yayına giriyor. Gerçi söylendiği gibi bilmem kaç yıl ara verilmiş hissetmiyoruz biz çünkü dizi çeşitli kanallarda defalarca tekrar tekrar yayınlandığı gibi neredeyse her gece özel bir tekrarı da var. Yani yıllardır bir gün bile "çocuklar duymasın" olmadan yaşayamadık hayatımızı.


Fakat benim asıl derdim bunlar değil , benim asıl derdim eski format ve eski senaryo nasıl aynı şekilde devam edecek ? Yani ayıp değil midir senden benden sakallı bir havuç ve ondan bundan taş bir duygu'nun "çocuk" yerine konması ? Şahsi fikrim dizi aynı kalsın ama adı değişsin ; mesela "ulan annemler duyarsa zçtık" falan olsun.


Eklemeden edemem ;


Sanırım tek eksiğiniz çocuklar duymasın.